İTO'dan Demirdizen, "Adli Tıp Kurumu verdiği kararlarla yeni mağduriyetler yaratıyor", Aşçı, "İktidar Zere şahsında tüm topluma parmak sallıyor" dedi. Kanser hastası mahkum Zere'nin serbest bırakılması için aralarında gazeteci, sanatçı, hak savunucu, siyasetçi ve sendikacıların da bulunduğu 127 kişi imza verdi.
Aralarında sendikacılar, gazeteciler, hukukçular, sanatçılar ve hak savunucularının bulunduğu 127 kişi kanser hastası mahkum Güler Zere'nin serbest bırakılmasını istedi.
Bugün saat 12.30'da İstanbul Tabip Odası'nda (İTO) yapılan basın toplantısında ortak metni okuyan avukat ve TAYAD Başkanı Behiç Aşçı, "Zere'yi iyileştirebilmek için ne kadar şansımız kaldıysa hepsini kullanmak istiyoruz" dedi. Herkesi 29 Ağustos Perşembe sabahı saat 08.00'de Adli Tıp Kurumu'nun önünde yapılacak eyleme çağırdı.
Aşçı'nın yanı sıra Tecrite Karşı Sanatçılar İnisiyatifi'nden Ruhan Mavruk, Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Başkanı Erkan Baş, KESK İstanbul Şubeler Platformu'ndan Dursun Doğan ve araştırmacı-yazar Esat Korkmaz'ın da katıldığı toplantıda konuşan İTO Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, "Zere'nin sağlık durumuyla ilgili bilirkişi raporu hazırladıklarını, bu raporu yarın (25 Ağustos) kamuoyuyla paylaşacaklarını" duyurdu.
"Bir ölümü seyredip seyretmemeyi tartışıyoruz. Adli Tıp Kurumu'nun kararı Zere'nin ölümünü seyretmektir. Bu karar hem bilime hem de meslek ilkelerine ters düşmektedir. Çünkü Zere'nin en önemli hakkı olan yaşam hakkı ihlal edilmektedir. Adalet ve tıp bilimi, verdikleri kararlarla yeni mağduriyetlere ve ihlallere sebep olmamalıdır."
Doğan, "Zere'ye uygulanan tecritin son dönemde Türkiye'de hak mücadelesi veren tüm kişi ve kurumlara uygulandığını" vurgularken, Baş "Zere'nin yaşam mücadelesinin tarafı olduklarını, Zere'nin öldürülmesine izin vermemenin herkesin görevi olduğunu" kaydetti.
Toplantıda konuşan Korkmaz, "Devletin idam cezasının kaldırılmasına rağmen cezaevlerindeki hasta tutsakların tedavileri engelleyerek, onları ölüme mahkum ediyor" dedi.
"Bütün cezaevleri yıkılsın" diyen Mavruk'un ardından söz alan Aşçı, "İktidarın Zere'nin şahsında bütün topluma parmak salladığını" söyledi: "İktidar diyor ki; hakkınızı aramayın, mücadele etmeyin. Yoksa sizi öldürürüz."
Aşçı, "Bu baskılara karşı örgütlenerek mücadele etmek gerekiyor" dedi.
Güler Zere'nin serbest bırakılması için imza verenlerin isimleri şöyle:
Şebnem Korur Fincancı, Süleyman Çelebi, Sami Evren, Gençay Gürsoy, Tarık Akan, Edip Albayram, İlkay Akkaya, Ali Bayramoğlu, Nihat Behram, Mehmet Bekaroğlu, Sevim Belli, Murat Çelikkan, Onur Caymaz, Bilge Contepe, İsmail Hakkı Demircioğlu, Ragıp Duran, Şükrü Erbaş, Haluk Gerger, Yasemin Göksu, Karin Karakaşlı, Filiz Koçali, Servet Kocakaya, Tuncel Kurtiz, Ertuğrul Mavioğlu, Çiğdem Mater, Sırrı Süreyya Önder, Nurettin Rençber, Nedim Saban, Vedat Sakman, Leman Sam, Şevval Sam, Suavi, Ahmet Telli, Yıldırım Türker, Ragıp Zarakolu, Erdir Zat, Metin Yeğin, Eşber Yağmurdereli, Vedat Türkali, Vedat Ahsen Çoşar, Selçuk Kozağaçlı, Öztürk Türkdoğan, Tekin Özdil, Haluk Ağabeyoğlu, Ayten Akbayram, Vahit Akça, Rıfat Akçabol, Murad Akıncılar, Sina Akyol, Maya Arıkanlı, Mehmet Atak, Kıvılcım Ateş, Şehmus Ay, Orhan Aydın, Saadet Aydın, Kemal Aytaç, Abdurrahman Aytekin, Yaman Barlas, Cezmi Baskın, Erim Bayrı, Duygu Boyoğlu, Hacer Çakmak, Pınar Canpolat, Metin Coşkun, Yılmaz Demiral, Temel Demirer, Erol Ekici, Cezmi Ersöz, İrfan Ertel, Serkan Durak, Yalçın Ergündoğan, Güngör Gençay, Fehmi Gerçekler, Tayfun Görgün, Hüseyin Gündüz, Fehim Işık, Emin İgüs, İsmail İlknur, Selami İnce, Hicri İzgören, Sevda Karaca, Nevzat Karakış, Hasan Kayım, İkbal Kaynar, Cengiz Kılıçer, Hasan Kiyafet, Yılmaz Kızılırmak, Canol Kocagöz, Ruhan Mavruk, Behiç Aşçı, Adil Okay, Yılmak Onay, sinem Öner, Sibel Özbudun, Fergun Özelli, Mehmet Özer, Cem Ozan, Atilla Özsever, Tora Pekin, Fatih Polat, Yıldız Ramazanoğlu, Mithat Sancar, Necmettin Salaz, Hasan Saltık, Kaya Şahan, Seçkin Savaş, Sungur Savran, Özgen Seçkin, Ülfet Sevdi, Aydın Şimşek, Sami Solmaz, Zerrin Taşpınar, Rıdvan Turan, Alper Turgut, Funda Tosun, Levent Ülgen, Ahmet Faruk Ünsal, Feyyaz Yaman, Özcan Yaman, Hakan Yeşilyurt, Ayla Yıldırım, Grup Munzur, Grup Yorum, C. Hakkı Zariç (BÇ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN