Güzelliğin Şiddete Dönüştüğü Nokta: Kadın Bedeni

Yüzyıllardır güzelliğin sembolü olarak tanımlanan kadın bedeni, egemen popüler kültürün dayattığı "güzel kadın" imajıyla baskı altına alınıyor. Kadın bedeni üzerinde dönen oyunlar, "Dişilik, Güzellik ve Şiddet Sarmalında Kadın Bedeni" başlıklı bir kitapla irdeleniyor.

İstanbul - Gsü haber ajansı
03 Mart 2010, Çarşamba

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, yüzyıllardır "güzellik" kavramıyla özdeşleştirilen kadın bedenine yönelik "gizli" şiddete dikkat çekiyor, "Egemen kültürün belirlediği güzellik normlarını içselleştiren kadın, kendi bedeni üzerinde baskı kurarak gizli bir şiddet oluşturuyor" diyor.

Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan "Dişilik, Güzellik ve Şiddet Sarmalında Kadın ve Bedeni" başlıklı kitap da kadın bedeninin maruz kaldığı, açıktan veya gizli olmak üzere ikili şiddet olgusunu farklı yönleriyle ele alıyor.

Kitabın editörlüğünü Yeditepe Üniversitesi'nde Yrd. Doç. Dr. Altan Kar'la birlikte üstlenen Prof. İnceoğlu, yedi farklı makaleden oluşan kitabın, kadın ve bedeni üzerindeki yaptırımları eleştirel bir yaklaşımla sorguladığını ifade ediyor.

"Yeni bir yüz, yeni bir hayat"

Prof. İnceoğlu ve Yrd. Doç. Dr. Kar, "Yeni Güzellik İkonları: İnsan Bedeninin Özgürlüğü mü  Mahkûmiyeti mi?" başlıklı makalelerinde, popüler kültürün idealize ettiği "güzel kadın" ile kadının kendi bedeni arasındaki sıkışmışlığını inceliyorlar.

İnceoğlu, estetik operasyona başvuran kadınların durumunu, Freud'un narsizm kavramına ve Yunan mitolojisinin Narkisos Miti'ne dayandırıyor: "Aynada kendisini güzel görmek isteyen kadın, aslında bilinçaltında başkalarının gözünde güzel görünmek istiyor. Kadın bir sıkışmışlık içinde; kendi bedeni var bir de arzulanan 'öteki' beden var."

Vatandaşların "Güzel kadın nedir?" sorusuna verdiği yanıtları hatırlatan İnceğlu, popüler kültürün dayatmasını şöyle açıklıyor: "Kadınların çoğu 'güzel kadın' kavramını tanımlarken bazı meşhur isimlerin adını verdi. Bu da medyada kullanılan güzel kadın imajıyla örtüşüyor. Kadınların estetik operasyona gitme nedenleri farklı olsa da hepsinin altında yatan ortak bir istek var: Yeni bir yüz, yeni bir hayat."

"Cadılar sevimli olabilir"

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Doç. Dr. Nilgül Tutal Cheviron "Cadılar Sevimli Olabilir" başlıklı makalesinde, filmlerinde kahraman olarak yalnızca kız çocuklarına yer veren Japon yönetmen Hanou Miyazaki'nin filmlerini ele alıyor. Prof. Dr. Esin Küntay ise cinsel istismara uğrayan kız çocuklarının maruz kaldığı travmaları ve kadını ikincil konuma iten toplumsal bakış açısını irdeliyor.

Marmara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Belkıs Kümbetoğlu küçük yaşlarda terbiye ve yola getirme amacıyla başlayan şiddetin kadında yarattığı değersizlik duygusunu ve kadının bedenini algılayışını tartışırken Doç. Dr. İnci User ise biyoteknolojik gelişmelerin kadının anne olma sürecine etkilerini irdeliyor.

Yard. Doç. Dr. Altan Kar ve Dr. Sevgi Kesim, güzellik baskısı karşısında toplumsal ve psikolojik çelişkiler yaşayan kadının kendisini yok etme sürecini incelerken Koreli Yönetmen Kim Ki Duk'un Zaman filmini de analiz ediyor. Kitabın son bölümünde ise Yeditepe Üniversitesi'nden Yard. Doç. Dr. Dilek Torunoğlu'nun güzellik ve çekiciliğin çalışma yaşamında nasıl konumlandığını incelediği makalesi yer alıyor.

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share
ANAHTAR SÖZCÜKLER

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN