Kadın STK'leri Devlete Seslendi: Kararlı Siyasi İktidara İhtiyaç Var

Ankara'daki toplantı devlet temsilcileriyle stk'leri bir araya getirdi. Egemen Bağış AİHM'in kadına şiddet kararını doğru bulmadığını söylerken katılımcılar "Türkiye kadını şiddetten koruyamıyor" dedi.

Ankara - BİA Haber Merkezi
22 Haziran 2009, Pazartesi

Sivil Toplumla Diyalog toplantılarının ikincisi, Devlet Bakanı  ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın daveti üzerine Türkiye'nin dört bir yanından beş yüzü aşkın sivil toplum kuruluşu mensubu kadının katılımıyla, Ankara Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonunda, gerçekleştirildi.

Pierini'den stk'lere destek mesajı

AB Komisyonu Türkiye Temsilcisi Marc Pierini , "Bir parti yada grubun değil, toplumun tümünün özellikle stk'lerin katılımını önemsiyoruz ve bu nedenle siyasi ve finansal açıdan stk'leri destekliyoruz." dedi.

"Toplumsal cinsiyet ve kadına şiddet konusunda bizim de sorunlarımız devam ediyor, yasalar değil zihniyet değişmelidir. Bugün, toplumsal cinsiyet yada eğitim konusunda, hükümet yada bizim tarafımızdan ahkam kesilmeyecek, bir şeyler empoze edilmeyecek, sizleri dinleyeceğiz."

Panelistler, Güldal Akşit moderatörlüğünde, Selma Acuner, Aslı Aydıntaşbaş, Canan Güllü, Gülseren Onanç ve Hümeyra Şahin, konuşmalarını yaptıktan sonra AB Mali Yardımları ve Kadın Projelerini İnci Ataç Rösch, Muhsin Altun ve Rana Kasaboğlu anlattılar.

"Devlet-üniversite-stk işbirliğiönemli"

TBMM  Kadın Erkek Fırsat Eşitliği  Komisyonu Başkanı Akşit şöyle konuştu:

"Bu komisyonun ilk başkanı olmaktan gurur duyuyorum, diğer ülkelerin kadın hakları konusunda yaptıklarından hükümeti haberdar etmek, kamuoyunu bilgilendirmek, organizasyonlar yapmak, şiddeti ve sorunlarımızı  görünür kılmak bizim görevimiz. Devlet-üniversite-stk işbirliği çok önemli. Cinsler arası eşitliği sağlamak sadece kadınların değil, erkeklerin ve demokrasinin sorunudur."

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, CEDAW, Pekin Deklarasyonu ve AB Müzakere  süreci, parlamentoda yeni kurulan komisyonun AB sürecinde Türkiye'yi daha özgür, daha demokratik yapacağını söyledi.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Bağış şunları ifade etti:

"Fransa ve İsviçre'den önce kadına seçme ve seçilme hakkı verilen ülkemizde, artık karar mekanizmalarında daha fazla kadının yer aldığını görmekteyiz. Töre ve namus cinayetlerine müebbet, azmettiricilerine de ceza verilmesi kabul edildi. Engelli çocukların ödemeleri artık annelerine yapılıyor."

AİHM'in cezasını haksız bulduklarını, kadının 'zarafetiyle ve annelik bilgeliği' ile pek çok şeyi değiştirdiğini, AB ile randevuda toplumun hazır  olması gerektiğini söyleyen Bağış, stk'lerin seslerini yükseltmesini beklediklerini, Türkiye'nin kendini tanıttıkça sürecin düzeleceğini dile getirdi.

"Değişim var ama dönüşüm yok"

Panelde katılımcılara AB sürecinde neler yapılabileceği soruldu.

Ortak dile getirilen sorunlar içinde "Ülkede değişim olsa da dönüşüm olmadığı, bunun için de kadınlara ihtiyaç olduğu, nüfusun 50 bin olduğu yerlerde sığınma evi olması gerekirken hâlâ olamadığı , gece eşinden  şiddet görerek karakola sığınan kadından nüfus kağıdı istendiği" vardı.

Bağış'ın ve Akşit'in tersine izleyiciler AİHM kararını doğru bulduklarını ifade ettiler.

"Türkiye kadını şiddetten korumayan bir ülke, eğitimden önce kararlı bir siyasi iktidara  ihtiyaç var. Yerelde de kadın örgütlerine destek olan, 'aileden önce birey' diyen bir hükümet gerek. Yapılanları değil yapılamayanları konuşmak lazım."

Bakan Bağış, Sivil Toplum ve İletişim Dairesi kurulacağını ve sürece katılmaya çalışacağını söyledi.

"STK'ler devleti eleştirebilen kurumlardır"

Panelistlerden Acuner, AB Teşkilat Yasası hazırlanırken kadın birimi de açılırsa, kadına dair bir araştırma yaparken , Çalışma Bakanlığı, Dışişleri bakanlığı, KGSM, DPT vs. taraması gerekmeden aynı şemsiye altında toplanan bilgiye ulaşılabileceğine işaret etti.

Akşam gazetesinde yazan Aslı Aydıntaşbaş, "Toplantının amacından uzaklaştığını, oysa 'AB fonlarından nasıl yararlanılır, AB kadın kuruluşlarıyla nasıl bağlantı kurulur, Brüksel'e nasıl dahil olunur, STK izleme grubu oluşturularak AB sürecinde nasıl aktif rol oynanır?' sorularının cevaplarını aramak gerektiğini söyledi ve ekledi:

"STK'ler devletin dışında, onu eleştirebilen ve ondan destek alabilen kurumlardır."

Toplantının sonunda katılımcıların ortak izlenimi toplantının bekledikleri kadar verimli geçmemesi oldu. (LŞ/EZÖ)

* Latife Şencan, sosyolog.

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN