Beklentilerden uzak kendi biçimini kurmak isteyen tek kadın olmadığını; yine de yalnız olmadığını? Ta ki diğerlerine ulaşıp onaylanmayan kadını hep birlikte kutlamaya başlayıncaya kadar...
Bir kadın ne zaman anlar yaşı yirmi de olsa, bakire de olsa "kız" değil ama genç bir kadın olduğunu; "kız" kelimesinin genç kadınlara toplum içersinde zarar verdiğini?
Bir kadın ne zaman anlar konuşması içinde "abi, ..." demese bile söylediklerinin dinlenebileceğini?
Bir kadın ne zaman anlar diyet yapmasa da güzel olabileceğini?
Bir kadın ne zaman anlar hayal ettiği o beyaz gelinliği giydikten sonra da hayatının devam edeceğini?
Bir kadın ne zaman anlar çocuk doğurmanın bir zorunluluk olmadığını?
Bir kadın ne zaman anlar "hanım-efendi" ile "hafif meşrep"lik arasındaki çizginin görünmez olduğunu?
Bir kadın ne zaman anlar sadece kadın olduğu için "aman pek de kibar, zarif, sessiz" kalıplarına sıkışmak zorunda olmadığını?
Bir kadın ne zaman anlar eşinden, sevgilisinden, erkek arkadaşından zarar görüp kendi ayrılırsa yuvayı yapan kutsal dişi kuş ruhunun üzerine lanet olarak çökmeyeceğini?
Bir kadın ne zaman anlar kocasının onu aslında hayallerini süslediği gibi her durumda ve koşulda "koruyan, kollayan, destekleyen" biri olmama ihtimalinin olduğunu?
Bir kadın ne zaman anlar görümcesi ve kayınvalidesi şikayetlerini kendiyle değil kocasıyla paylaşmaya devam ediyorsa o evde "gelin"den başka sıfat alamayacağını?
Bir kadın ne zaman anlar erkekler kadar kadınların da karşı cins ve hemcinslerinin üzerinde iktidar sahibi olma hırsına yenik düşebileceklerini?
Bir kadın ne zaman anlar yolda yürürken tüm bakışlar üzerine geliyorsa daha mutaassıp giyinmesi gerektiğini?
Bir kadın hemen anlar yolda yürürken hiç bir bakış ona değmiyorsa daha çok kendine bakması gerektiğini!
Bir kadın ne zaman anlar ev içinde gösterdiği emeğin aslında dışarıda gösterilen tüm emeklerin kaynağı olduğunu ve ev içindeki bakım olmasa dışarıdaki hayatında devam etmeyeceğini?
Bir kadın ne zaman anlar kocasına veya erkek çocuğuna ev işi yaptırırsa"kötü kadın", "kötü anne" olmayacağını?
Bir kadın ne zaman anlar kocası ona nasıl davranıyorsa oğlunun da gelecekte sevgilisine ve eşine öyle davranacağını?
Bir kadın ne zaman anlar bütün bunların şiddetin çeşitleri olabileceğini?
Bir kadın ne zaman anlar adam-akıllı değil de aşağılanmadan kadın gibi kadın olabileceğini?
Ve bir kadın ne zaman anlar bütün bunları yapabilmek için çevresinden hiç onay görmeyeceğini... "beklentilerden" uzak kendi biçimini kurmak isteyen tek kadın olmadığını; yine de yalnız olmadığını?
Ta ki diğerlerine ulaşıp "onaylanmayan kadını" hep birlikte kutlamaya başlayıncaya kadar... (YA/BA)
* Yasemin Akis, tr.net/kadın'da Tarçın köşesini yazıyor.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN