Mültecilerin Sesi'nin bu sayısında mülteci W.S: "Hareket etmeyerek enerji harcamıyorum. Isınmak için çay içiyoruz, sıkılmamak için kağıt oynuyoruz. Artık insan filan değiliz. İnsan bir kere ölür, ben günde bin kere ölüyorum."
Üç ayda bir yayımlanan Mültecilerin Sesi'nin Bahar 2008 sayısında arkadaşlarıyla Aksaray'da yaşayan W.S. "ev hayatını" anlatıyor, dergide kalabalık yaşanan evlerde sağlıklı kalabilmek için yapılması gerekenler anlatılıyor.
17 yıldır İstanbul'da yaşayan bir mültecinin deneyimlerini VE Sudanlı bir mültecinin de ülkesinde kadın sünneti uygulaması üzerine izlenimlerini bu sayıda okuyabilirsiniz.
W.S'nin hikayesi "Böyle Yaşıyoruz" şöyle:
"Ben ülkemden eşimle birlikte kaçtım, burada bir süre kaldıktan sonra tüm param bitti. Eşim beni terk edip gitti, şimdi nerede olduğunu bilmiyorum. Zaten oradan kaçma nedenim karımdı. Şimdi artık hiçbir şey düşünemiyorum. Günümü nasıl geçireceğimi düşünmem gerektiğini biliyorum ama sadece ne yiyeceğimi düşünüyorum. Ben çok güçlü bir adamım ama kimse beni çalıştırmıyor, daha doğrusu beni çalıştırmak için izinleri yok.
"Karım beni terk ettikten sonra sokakta, deniz kenarında yatıyordum; kalacağım yer yoktu. Sonra arkadaşlarla tanıştım
ve onlarla kalmaya başladım. BM görüşmesinden sonra beni İzmir’e gönderdiler ama ben gitmedim. Konyalı bir adamla
tanıştım bana yardı edeceğine söz verdi; bana bir ev, bir iş bulacağını söyledi. Bu sayede karımın bana döneceğini düşündüm. Bana Ceylan Grup’ta işe alınmam için bir belge verdi. Ben de bu belgeyi alıp Ankara ofislerine gittim ve başvuruda bulundum. Ama beni işe almadılar ve İzmir’e gitmem gerektiğini söylediler."
"Ben İzmir’de yaşayamam… Gitmeyeceğim.
Arkadaşlarla gündüz yatıyoruz, akşam kalkıyoruz. Çünkü günde bir defa yemek yiyorum ve gündüz hareket etmeyerek daha az enerji harcıyorum. Bu şekilde hayatta kalabiliyorum. Biz duş alırken ne yapıyoruz biliyor musunuz? Tuzu suyla
karıştırarak yıkanıyoruz, bunu neden yaptığımızı anladınız mı? Ben nargile içiyorum tütününü kendim hazırlıyorum,
Isınmak için de çay içiyoruz, sıkılmamak için kağıt oynuyoruz. Allah’a inancım var ama açıkçası biz artık insan
filan değiliz. İnsan bir kere ölür, ben ise günde bin kere ölüyorum." (NZ/EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN