çağrı

Çelikin Şiddete Çözümü Çocuklara Tecrit

Eğitim-Senden Aydoğanoğlu, Bakan Çelikin şiddete bulaşan öğrencileri açıköğretime kaydırma önerisinin çocuğu eğitim sisteminden, sosyal çevresinden tecrit etmek anlamına geldiğini belirtti. Okullarda son sekiz ayda 2 bin 990 şiddet olayı meydana geldi.

Ankara - BİA Haber Merkezi
22 Aralık 2006, Cuma
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Eğitim uzmanı Erkan Aydoğanoğlu, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in, "okullarda düzeni bozacak şekilde şiddet eğiliminde olan ve polisiye olaya karışan öğrencilerin açıköğretime kaydırılması" önerisinin hem pedagojik hem de psikolojik olarak kabul edilemez olduğunu söyledi.

bianet'in görüştüğü Aydoğanoğlu, "Böylesi bir uygulama çocuğu eğitim sisteminden, sosyal çevresinden tecrit etmektir, asıl olması gereken örgün eğitim ortamından koparıp cezalandırmaktır" dedi ve ekledi:

"Yapılması gereken örgün eğitim sistemin dışında olan şiddete bulaşmış çocukları da örgün eğitimin içine alarak topluma kazandırmak olmalıydı."

"Bakanlık nedenlerle değil sonuçlarla uğraşıyor"

Bakanın çözüm önerisinin caydırıcı olmayacağı gibi daha kötü sonuçlara da neden olabileceğini ve bilimsel bir tarafının olmadığını ifade eden Aydoğanoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğrencilerin şiddet eğilimi konusunda, şiddetin nedenlerini sorgulamadan sonuçları üzerinden hareket ederek kendini kurtarmaya çalıştığını söyledi.

Okuldakinin toplumda varolan şiddetin yansıması olduğuna dikkat çeken Aydoğanoğlu şöyle devam etti:

"Eğitimdeki şiddet ülkedeki ekonomik ve sosyal sorunlardan, yoksulluktan, işsizlikten bağımsız değil. Öte yandan eşitsizlik, kaynak yetersizliği, öğretmen açığı gibi eğitim sistemindeki birikmiş soruları da çocukların şiddete başvurmalarına neden olabiliyor. Şiddet olayları geçmişe oranla son birkaç yılda yoğunlaştı. Cinayetler, intiharlar ve öğretmenlere yönelik saldırıların ardından konun medyanın daha çok ilgisini çekmesiyle şiddet görünür hale geldi."

"Mesele güvenlik değil pedagojik, sosyal ve eğitim bilimi sorunu"

Şiddetten Arınmış Okullar İçin Avrupa Sözleşmesi

  1. Okuldaki her bireyin güvenli ve huzurlu bir okulda yaşamaya hakkı vardır. Okuldaki herkes olumlu ve esin veren bir öğrenme ve kişisel gelişim ortamı yaratmaya katkıda bulunmakla sorumludur.
  2. Her bireyin, sahip olduğu herhangi bir farka bakılmaksızın eşit muamele ve saygı görmeye hakkı vardır. Herkes ayrımcılığa veya bastırılmaya maruz kalmadan ifade özgürlüğünü kullanabilir.
  3. Okul topluluğu, herkesin hakları ve sorumluluklarının farkında olmasını sağlar.
  4. Her demokratik okul, demokratik bir şekilde seçilmiş, öğrenciler, öğretmenler, ebeveynler ve uygun olduğu durumlarda okuldaki diğer bireylerden oluşan karar verici organa sahiptir. Bu organın bütün üyeleri oy kullanma hakkına sahiptir.
  5. Demokratik bir okulda yaşanan çatışmalar, okuldaki tüm bireyler ile işbirliği içinde şiddetten uzak ve yapıcı bir şekilde çözümlenir. Her okulda, çatışmaları danışmanlık ve arabuluculuk yolu ile önlemek ve çözmek için eğitilmiş personel ve öğrenciler bulunur.
  6. Her şiddet vakası, bu vakaya karışanların okuldaki öğrenciler veya diğer kişiler olup olmadığına bakılmaksızın hemen incelenir, ele alınır ve çözüme ulaştırılmak üzere takip edilir.
  7. Okul çevresindeki toplumun bir parçasıdır. Yerel kişiler ve ortaklar ile işbirliği yapmak ve bilgi alışverişinde bulunmak sorunların önlenmesi ve çözümlenmesi esastır.

* Doç Dr. Serdar Değirmencioğlu'nun çevirdiği metin Zil ve Teneffüs Dergisi'nden alınmıştır.

Aydoğanoğlu, bakanlığın sorunun çok yönlü olduğunu görmezden gelerek, her fırsatta cezalandırmaya yönelik ve polisiye çözümler önermesini eleştirdi.

"Mesele güvenlik değil pedagojik, sosyal ve eğitim bilimini ilgilendiren bir sorun. Yani güvenlik güçlerin çözeceği bir şey değil. Soruna öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin, sendikaların içinde olduğu çok yönlü çözüm gerekiyor."

Aydoğanoğlu, bakanlığın politik rant uğruna soruna kendisini dışında kimsenin çözüm önerisi geliştirmesini istemediğini savundu.

Çelik: Günde ortalama 20 olay yaşanıyor

Milli Eğitim Bakanı Çelik, okullardaki şiddeti araştırmak üzere kurulan Meclis Komisyonuna bilgi verdi.

Çelik, "Gerekli tüm önlemleri alacağız. Şiddetin önlenmesi amacıyla bütün çözüm yolları tükeninceye kadar gayret göstereceğiz. Ama, uyumsuz öğrencileri de örgün eğitimden alıp yaygın eğitimde okumalarını sağlayacağız" dedi.

Türkiye'de 60 bin okul bulunduğunu her okulda yılda bir olay meydana gelse bunun 60 bin olay anlamına geleceğini belirten Çelik, buna karşın Türkiye'de günde ortalama 20 civarında olay yaşandığını söyledi.

AKP'li komisyon başkanında öneriye tepki

Komisyon Başkanı İstanbul Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) milletvekili Halide İncekara da bakanın önerisine tepki gösterdi.

İncekara, sorunlu öğrencilerin topluma kazandırılmasının hedeflenmesi gerektiğini belirterek "Böyle bir uygulama okullarda şiddeti önlemek için çözüm olmamalı. Öğrenciyi okul ortamından alıp yaygın eğitime göndermek doğru değil" dedi.

Sekiz ayda 2 bin 990 şiddet olayı

MEB Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürü Ruhi Kılıç, komisyona sunduğu sayısal verilere göre, okullarda 26 Nisan-21 Aralık 2006 tarihleri arasında 2 bin 990 şiddet olayı meydana geldi. Bu olaylara 7 bin 193 de öğrenci karıştı. (KÖ)