YARGI VE KADIN HAKLARI

Yargıtay Bekareti Evlilik İçin "Gerekli Vasıf" Saydı!

Yargıtay, eşinin "bakire" olmadığını söyleyen erkeğin evliliğin iptali isteğini haklı buldu. Avukat Akın'a göre, "erkek devlet ve erkek yargının yüzünü gösterdiği karar ayrımcı olduğu kadar usül yönünden de sorunlu".

İstanbul - BİA Haber Merkezi
10 Kasım 2009, Salı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evliliğin iptali için açılan bir davada, kadının "gerdek gecesinde bakire çıkmadığına" dair eş beyanını "kadında bulunması lazım gelen vasfın bulunmaması" şeklinde yorumlayarak evliliğin geçersiz olduğuna karar verdi.

Avukat Selin Nakıpoğlu Akın, bianet'e, "bu kararla erkek devlet, erkek yargının bir kez daha kendini gösterdiğini" söyledi. Akın, "kadının mal olarak görüldüğünü" yansıtan ifadeler içeren kararı, eşin ve tanıklarının sözlü beyanlarını yazılı delilin üzerinde sayarak verilmesi nedeniyle usulen de sorunlu olarak yorumladı.

Kadının vasfı "bakire olmak..."

Bolu'da yeni evlenen bir koca, eşinin gerdek gecesinde bakire çıkmadığını ileri sürerek evliliğin iptali için dava açtı. Kadın ise bu başvuru üzerine Bolu İzzet Baysal Kadın Doğum Hastanesi'nden bakire olduğuna dair rapor aldı ve eşine boşanma davası açtı.

Bolu Aile Mahkemesi iki davayı birleştirerek görüştü ve erkeğin talebini reddederken kadının boşanma talebini uygun buldu. Temyize giden dosyada Yargıtay farklı karar verdi. Erkeğin evliliğin iptali talebini uygun bulan beş üyeden üçü, kararın gerekçesinde şu ifadeleri kullandı:

"Davalı-davacı kadının zifaf gecesi bakire (kız) çıkmadığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu suretle kadında bulunması lazım gelen vasfın bulunmaması sebebiyle kocanın davasının kabulü gerekirken reddi isabetsizdir."

Karara karşı oy kullanan iki üye de itirazlarında bekaretin gerekçe gösterilmesini sorgulamadı. Üyeler karşı görüşlerini "davalının halen bakire olup kızlık zarının duhule müsait olduğu"nun tıbbi delili sayılan doktor raporuna ve kadının bu yönde ifade veren tanıklarının sözlerine dayandırdı.

"Kadına yönelik şiddet böyle meşrulaşıyor"

Akın, Yargıtay'ın kastettiği "vasfın" ne olduğunu açıklaması gerektiğini söyledi.

"Kadınlarda bulunması gereken vasıfları evliliğin iptali sebebi olarak gerekçelendiriyorlar. Sonra aynı gerekçelerin arkasına sığınarak erkekler eşlerini, sevgililerini öldürüyor. Daha sonra aynı sebeplere binaen bu erkekler bir de haksız tahrik indiriminden faydalanıyor. Böylece şiddet zincirleme olarak devam etmiş oluyor.

"Yüksek mahkeme tarafından kadın bedeni, kadın cinselliği üzerinden alınan bu tür kararlarla, kadın bedeni, cinselliği ve canının namus adı altında erkekler tarafından cendere içine alınması birbirine bağlı. Bu yüzden bu karar masum değil tehlikelidir." (YC/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN