Selendili Romanlar Kula Çadırlarında Hıdrellez Kutlayamayacak

Romanlar Selendi'den sürüldükleri Salihli'de devletin kira yardımını kesmesi ve iş bulamamaları nedeniyle Kula'da çadırlarda yaşıyor. Yiyecek parası dahi bulamadıklarını söyleyen Özer ve Bıçkın içinde bulundukları durumu bianet'e anlattı.

Manisa - BİA Haber Merkezi
04 Mayıs 2011, Çarşamba

Manisa'nın Selendi İlçesi'nde yılbaşı gecesi bir kahvede Romanlara saldırı ile başlayan olaylarda Romanların ev ve işyerleri taşlanmış, üç kişi yaralanmıştı. Olaylardan sonra Salihli'ye sürülen, devlet yardımı kesilen ve iş bulamayan Romanlar şu anda Kula ilçesinde çadırlarda yaşamak zorunda.

Çadırda yaşamayan tek aileden Aşkın Özer olayın ardından geçen 1,5 yılın ardından şu anki durumlarını anlatıyor:

"Selendi'de kral gibi yaşıyorduk, şimdi aylakçıyız"

"Selendi'de oto galerimiz kendi evimiz vardı; hiçbir sıkıntımız yoktu kral gibi yaşıyorduk. Başımıza bu bela geldi; devlet kıştan kışa 20 torba kömür ve gıda yardımı yapıyor hepsi bu. Yani o kadar mağdur ve perişan durumdayız. İşe girmek istesen nereden geldin diyorlar. Bizim galerimiz vardı; bildiğimiz başka iş olmadığı için iş bulamadım. Şu anda aylakçıyız oraya buraya iş çıkacak da yövmiyesi 20-30 liraya karnımızı doyuracağız."

"Sürgünler kelimesinin şakası bile iğrenç"

50 yıldır Selendili olan Özer, "En yakın arkadaşımız bile şakasına 'sürgünler' diyor. Şaka bile olsa mutlaka insanın gururuna dokunuyor, ağırına gidiyor, hor görme oluyor. Şakası bile iğrenç" diyor. "Salihli'de uyum sağlayamadık; insanlardan çok tedirgin olmaya başladık; bizi ezmeye başladılar, bunaldık iyice ve Kula'ya geldik. Kula Selendi'ye 35 km uzaklıkta en azından Selendi'ye yakın olmak bize huzur veriyor; her şeyimiz orada çünkü."

Özer, Selendi'de Hıdırellez günü ailelerin toplandığını, çalgı çalıp oynadıklarını ve hep birlikte yiyip içtiklerini söylüyor ve ekliyor: "Ama şimdi kutlama gibi bir  imkanımız yok."

"Çöpten hurda topluyorum, çadırda beş kişi yaşıyoruz"

Ailesiyle çadırda yaşayan Erdal Uçkun ise konuşmasına "vahim durumdayız" diye başlıyor. "Ben araba alıp satıyordum, esnaflık yapıyordum. Evim kiraydı ama durumum iyiydi Allah'a şükür. Şu an her şeyimizi kaybettik. Salihli'de iş vermediler. Herkes kendi çabasıyla ayakta durmaya çalışıyor. Kira, elektrik, suyu ödemeyi de kesince hepimiz göçtük Kula'ya. Doğru düzgün kömür bile vermediler. Üç aileye verildiyse 10 aileye verilmedi."

Çadırda beş kişi kaldıklarını söylüyor. "Çöpten hurda topluyoruz. Hurda bulamayınca da yapacak bir şey kalmıyor" diye ekliyor.

Konuyla ilgili görülen davaya güvenlik gerekçesi ile Uşak'ta devam edilecek. Duruşma 9 Mayıs Pazartesi günü yapılacak. Uçkun  davayla ilgili olarak adalete güvendiğini söylüyor. Özer ise umudunu kaybetmek istemese de sanıkların ceza alacakları konusunda çok umutlu olmadığını belirtiyor. (NV/ŞA)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN