NEFRET SUÇLARI KONFERANSI

Sancar: 24 Nisan, Nefret Söylemiyle Mücadelede Bir Fırsat

Nefret Suçları Konferansı'nda konuşan Prof. Sancar, 24 Nisan'ın yüzleşme için bir fırsat olduğunu söyledi; hukukçu Çetin, Hrant Dink'i "Türklüğü aşağılamak"tan cezalandıran yargı kararındaki "nefreti" paylaştı; Karan, nefret suçlarıyla yasal ve günlük mücadelenin yetersizliğine işaret etti.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
17 Nisan 2011, Pazar

Prof. Dr. Mithat Sancar, Uluslararası Nefret Suçları Konferansı'nda Ermeni aydınların İstanbul'dan sürülmelerinin yıldönümü olan 24 Nisan'da yetkililerin yüzleşme anlamında atacakların adımların "onarıcı adaletin etkisini artırmaya" önemli katkı yapacağını söyledi.

Sosyal Değişim Derneği ve Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe İnisiyatifi'nin düzenlediği ve Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleşen konferansta konuşan Sancar, 1915'teki Ermeni katliamının ardından yaşananlar açısından "nefret söyleminin en canlı kaynağı" olduğunu açıkladı.

"Bize bir yasa lazım: Nefret Suçlarıyla Mücadelede Yasal Düzenlemeler" başlıklı, Bilgi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Turgut Tarhanlı'nın kolaylaştırıcılığını yaptığı oturumda söz alan hukukçular Fethiye Çetin ve Ulaş Karan ve ile Prof. Dr. Mithat Sancar, bir an önce bir Nefret Suçları Yasası'nın yürürlüğe sokulmasının önemine işaret eden konuşmalar yaptılar.

Çetin: Cinayetler kışkırtmalarla hazırlandı

Sunumuna "Nefret söylemi ödürür mü?" diye sorarak başlayan Hrant Dink davasının müdahilı avukatı Çetin, öldürülmeden önce Dink'i "Türklüğe hakaret"ten mahkum eden kararın gerekçe metninin nefret söylemiyle dolu olduğunu söyledi; cinayet sürecine de medyanın ve yargının haksız suçlamalarıyla girildiğini kaydetti.

Çetin, Hrant Dink, Rahip Santoro, Ahmet Kaya ve Malatya Zirve Yayınevi'ndeki cinayetlerinin kışkırtmayla gerçekleştirildiğini hatırlattı; "Medya nefretin yayılmasında önemli rol oynadı" dedi.

Karan: 216 ile iç tehdit görülenler yargılanıyor

Karan,  "Dünyanın hiçbir yerinde hukuk kararlarında doğruluğu kesin olmayan tespitler yer almazken Türkiye'de Yargıtay kararlarında, "Travestiler hastalık saçarlar", "İslam en son ve akla en uygun dindir"  gibi cümleler yer alıyor. Yüksek yargıda görevli hakimler, aldıkları ırkçı, ayrımcı kararlarla yükselirler." gibi tespitlerde bulundu.

216. maddenin adeta devletin kendini iç tehditlerden koruma maddesi olarak uygulandığını söyleyen Karan, "Devlet hangi grubu kendine tehdit olarak görüyorsa, 216. maddeyi kullanarak bu insanları yargılıyor. 70'lerde solcuları, 80'lerde Kürtleri, 90'larda Kürtlerle birlikte İslamcıları bu maddeden yargılayarak cezalandırdı" diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Sancar: Hukukta karışıklıklar var

Sancar, siyasetin nefret söylemini hem normalleştirdiğini hem de daha fazla yaygınlaşmasına yardımcı olduğunu söyledi. Hukukta düzenlemeler ve çeşitli hükümlerin olduğunu söyleyen Sancar,  bu düzenlemelerin nefretin beslenmesine de yol açtığı için hukukta karışıklıklarının olduğunu söyledi.

Sancar ayrıca, "Milliyetçi ideoloji topluma benimsetilmiştir bu da günlük hayatta nefret söyleminin yaygın olmasına yol açıyor. 1915'te olan Türkiye'de nefret söyleminin başlangıcıdır. Şiddet ile ilgili bütün söylemlerin nedeni 1915'teki olaylardır. Nefret söylemi ve nefret suçlarıyla ilgili yasa çıkması küçümsenecek bir şey değil. Bu yasa tam da Türkiye gibi nefretin yaygın olduğu ülkelerde çıkmalı." tespitinde bulundu. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN