Seyman, Avrupa Konseyi'nde, Madımak Oteli'nin müzeye dönüştürülmesini isteyen Dursun Arslan'a yönelik sözlü saldırıları "gizli tahammülsüzlükleri ortaya çıkıyor" diye açıklıyor.
Avrupa’nın en güzel kentinde yaşamak, göçmen ya da yeni yerli olmak, aynı özlemi duymak, aynı sıkıntılara göğüs germek, aynı türküyle ağlayıp, aynı diziyle yastığa baş koymak, aynı takımın galibiyetine sevinmek demek ki yetmiyor…
Konu farklı inançta olanların istemlerine gelince bir anda düşmanlık duyguları egemen oluyor... Avrupa’da yaşamak bile öfkelerini terbiye etmelerine katkıda bulunmuyor… Her an "Madımak yangınının dumanlarının yükselebileceğini" sergiliyorlar…
Alevi düşmanlarının sevgisizlikleri ‘S’ harfinde buluşuyor, sanki... Sivas demeye artık dilimiz varmasa da ‘S’ ile başlayan şehirlerde saygı yerini saygısızlığa bırakıyor. Sabır sözcüğü saldırganlığa savruluyor. Sevgi, sevgisizlikle yer değiştiriyor.
Selam bile kutsal saydıkları günde selamsızlığa uzanıyor. Gizli tahammülsüzlükler ortaya çıkıyor…
11. Cumhurbaşkanı’nın gözü önünde Avrupa’nın Strasbourg kentinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde Alevilere saldırı ve saygısızlık Milliyetçi Halk Partisi (MHP) milletvekili Tuğrul Türkeş’in hareketleri ile salonda sözlü saldırılara dönüşüyor…
MHP’nin Erciyes Kurultayı’nda dönen semahlar neydi? Anadolu’da söylenen “huylu huyundan vazgeçer mi?” sözü sizleri ne de güzel anlatıyor…
"35 aydının vahşice yakıldığı Madımak Oteli, hâlâ et lokantası olarak hizmet veriyor. Buranın müzeye dönüştürülmesini istiyoruz" diyen Fransa Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Durak Arslan’a salondakiler, özlerine yakışan tavırla sözler söylüyorlar…
Oysa Durak Arslan’ın Fransa’da, ülkeyi ne de soylu temsil eden bir yurttaşımız olduğunu bilseler utanırlar mı?
Utanmayı da unuttular…
Utanmayı unutanlar olsa bile biz Aleviler, büyük Pir Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi dünya kardeşliğine inanarak yaşamayı inatla sürdüreceğiz…
Unutmayın ki, Aleviler haklarını savunma noktasında örgütlerinin sesini her platformda seslendirecekler…
Ses sese değmeden sorunlar çözülmez. Farklı seslere kulak verin. Alışın.
Bu sesler yıllarca susturulan sessizlerin örgüt sesidir… (YS/NZ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN