Prof. Dr. Polat, internet ve dijital teknolojilerin çocuk pornosunun yaygınlaşmasına sebep olduğunu; Türkiyenin önümüzdeki yıllarda bu sorunu yoğun olarak yaşayacağını söylüyor. Polat, TCK Tasarısı olumlu, konuya ilgi gösterilmeli diyor.
Türkiye'de önümüzdeki üç yılda bu konuda bir patlama yaşanacağını belirten Polat bugünden önlem alınması gerektiğini söyledi.
Sayısal çalışma yok
Polat, Türkiye'de çocuk pornosu konusunda hiç sayısal veri olmadığını belirtti. "Üniversite çıkışlı birkaç çalışma yapıldı; ama onlar da yarım kaldı" diyen Polat, saha çalışması yapmanın zorlukları nedeniyle sağlıklı bir değerlendirme yapılamadığını söyledi.
"Bütün görünmezliğine rağmen Türkiye son yıllarda bu konuda olumlu adımlar atıyor" diyen Polat özellikle Çocuk Fahişeliği, Ponografisi ve Çocukların Cinsel Amaçlarla Ticaretine Son (ECPAT) grubuna üye olunmasının önemine dikkat çekti.
"Yeni TCK olumlu"
Polat, "Yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) yasa tasarısı çocukların ticari amaçla kullanımı konusunda yeterli düzenlemeleri getiriyor" dedi.
Şu an yürürlükte olan Ceza Kanunu'nun pornografiyi yasaklayan hükümleri çocuk pornosunu ayrı bir başlıkta ele almıyor.
Yeni tasarı yürürlüğe girdiği takdirde, çocuk pornosu üretenler 10 yıla kadar; satan ya da bulunduranlar ise beş yıla kadar hapis cezası alabilecek.
"Dijital teknoloji ucuz ve denetlenemez"
Polat, internetin ve gün geçtikçe gelişen dijital teknolojinin çocuk pornosunun üretimini ve dağıtımını kolay ve ucuz hale getirdiğini belirtiyor.
Çocuk pornosunun internette yaygınlaşmasının engellenmesi için dünya çapında birçok girişimin bulunduğunu fakat çalışmaların bir işe yaramadığını belirten Polat, internetin takip edilemezlik ve sınırları aşma özelliği de eklenince çocuk pornosunun engellenmesi çok güç bir duruma dönüştüğünü vurguluyor.
Polat, "Tek faydalı uygulama şifreli sitelere girenleri kredi kartlarından takip edip yakalamak. İnterpol bu işi yapıyor, özellikle Amerika'da geçtiğimiz yıllarda böyle vakalar oldu ve yakalananlar ceza aldı" diyor.
Bu konunun esas olarak bir bilişim suçu olduğunu söyleyen Polat, "Konu çocuk polisinin çalışma alanına giriyor ama çok etkili bir çalışma yürütülmüyor. Türkiye'de bilişim yasaları henüz oturmadığı için polisin de yapabileceği fazla bir şey yok" diyor.(EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN