12 Eylül 1980 darbesinin ardından cezaevinde işkence ve kötü muamele görenler dönemin yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu. 78'lilerden Can "İnsanlığa karşı suç" dedi. BDP Meclis komisyonu önerdi.
Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde 1980 sonrasında işkenceye maruz kaldığını söyleyen yaklaşık 300 kişi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na dönemin askeri yetkilileri ve cezaevi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu.
Diyarbakır Cezaevi Gerçeğini Araştırma ve Adalet Komisyonu üyesi ve 78'liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, dün suç duyurusu öncesinde yapılan basın açıklamasında "Türkiye'nin, bu utançtan kurtulması için tüm faillerin kimliklerinin tespit edilerek cezalandırılması gerekiyor. Cezaevinde yaşananların münferit değil, belirli bir askeri sistem içerisinde tutuklu ve hükümlülerin aşağılanması, onurlarının kırılması, gayri insanî, zalimane ve kişiliksizleştirilmeye yönelik uygulamalardı" dedi.
"Mağdur ve şikayetçiler olarak şikayetlerimizin dinlenmesini ifadelerimizin alınmasını gerektiğinde sunacağımız kanıtların kabul edilmesi için buradayız. İşkence suçu insanlığa karşı işlenen suçtur dolaysıyla soruşturma açılmasını ve suç faillerinin cezalandırılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.''
Hakkında suç duyurunda bulunulan isimler şöyle:
Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Nejat Tümer, Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun, Harp Akademileri Komutanı Bedrettin Demirel, Genelkurmay 2. Başkanı Ali Haydar Saldık, dönemin Başbakanı Bülent Ulusu, Orgeneral Kemal Yamak ve cezaevi müdürü, daha sonra öldürülen Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran.
Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar başvuranlara yardımcı olacaklarını ve avukatların işkence mağdurlarından ücret almayacağını söyledi.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) eşbaşkanı Gültan Kışanak, cezaevinde yaşananlarla ilgili Meclis'te bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi.
"Bu süreçle yüzleşmeden Türkiye'nin hatalarından, yanlışlarından dönmesi ve aydınlık geleceğe taşınması çok kolay olmayacaktır. Başta AKP olmak üzere CHP ve MHP'yi de Diyarbakır'da yaşanan vahşeti bütün boyutları ve sorumlularıyla açığa çıkarmak için Meclis Araştırma Komisyonu kurma talebine yanıt vermeye çağırıyoruz."
Suç duyurusu ardından darbe mağdurları ve yakınları Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi önüne giderek kaybedilenleri anmak için kapıya kırmızı karanfiller bıraktı.
Hakikatleri Araştırma Komisyonu üyesi Nimet Tanrıkulu, cezaevinin insan hakları müzesi olmasını gerektiğini söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, referandum öncesinde Diyarbakır mitinginde cezaevinin "yenisi yapılınca yıkılacağını" belirtmişti. (EÜ)
* Bu haberde Fırat Haber Ajansı ve Habertürk'ten yararlandık.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN