Barış Meclisi'nden Tahmaz "Açılım olmadıkça gözyaşı durmuyor. Askeri operasyonların durması çağrılarımız dikkate alınmadı. Çatışmanın yükseleceği anayasa paketinden önce de belliydi. Zaafını kabul eden İlker Başbuğ topluma gerçekleri açıklamak zorunda" dedi.
Türkiye Barış Meclisi'nden Hakan Tahmaz artan çatışmaları, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Tunceli'de dört askerin ölmesine dair basını suçlayan sözlerini değerlendirdi. bianet'in görüştüğü Tahmaz, hükümeti askeri operasyonların durması için uzun süre önce uyardıklarını, ancak çağrılarının dikkate alınmadığını dile getirdi.
Uzun dönemdir askeri operasyonlar ve çatışmaların yoğunlaşacağına dair uyarılara gerekli duyarlılığın gösterilmediğini belirten Tahmaz, "Türkiye'de bir paradoks yaşanıyor. Bir yandan Kürt açılımı, demokrasi söylemleri, anayasada radikal değişiklikler bir yandan da sorunu askeri operasyonlarla çözmeye çalışmak büyük bir çelişki" dedi.
Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılması, Kürt siyasetçilerin, belediye başkanlarının tutuklanması gibi olayların bugün yaşananlara zemin hazırladığını söyleyen Tahmaz, "Başbakan'ın deyimiyle 'Anaların gözyaşlarının akmasını önleyeceğiz'in açılım olmadığı sürece mümkün olmadığını gördük" diye konuştu.
Başbuğ'un açıklamasının iki boyutu olduğunu söyleyen Tahmaz, şöyle devam etti:
"Başbuğ'un askerin zaaflarını açığa vuran medyaya yönelik saldırgan bir tutumu var. Bir ordu komutanının üstü kapalı tehditvari konuşması kabul edilemez. Topluma gerçekleri açıklamak durumunda.
"Açıklamanın ikinci boyutu ise, Genelkurmay Başkanı'nın ilk defa çatışmalarla ilgili askerin zafiyetini kabul etmiş olması. Basına saldırgan tutumunun yanında bu önemliydi. Bu işin şiddetle çözülemeyeceği sözleri anlamlı ama eğer şiddetle çözülemeyecekse o zaman siyasetin toplumu kışkırtacak tutumlardan vazgeçmesi gerekiyor."
Askeri operasyonların çatışma ortamına doğru sürüklediği yönünde toplumun birçok kesimi tarafından günlerce yapılan çağrıların dikkate alınmadığını belirten Tahmaz'ın saptamaları şöyle:
"Eğer açılımda ciddi adımlar atılsaydı bunlar yaşanmazdı. Başta Barış Meclisi, ayrıca Kürt siyaseti bu olayları öngören birçok emare sundu. Ancak Ahmet Türk'ün çığlığını duymayan yapı Türkiye'yi bu ortama sürükledi. Sonuca baktığımız zaman Türkiye'nin her yerine cenazeler gelmeye başladı. Açılımın içinin boş olduğu algısı yerleşti kamuoyunda.
"Şimdi bu çatışmaların anayasa paketini engellemeye yönelik olduğunu söyleyen hükümete yakın gazeteciler var. Ama bu olayların yaşanabileceği daha ortada anayasa paketi yokken söyleniyordu. Bu karanlık odak arayışı içine girmemek gerekiyor. Bu doğru bir siyaset değil." (BT/TK)
kürt açılımı , Abdullah Öcalan , İlker Başbuğ , çatışma , Türkiye Barış Meclisi , askeri operasyonlar , çatışma ve çözüm süreçleri

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN