"Devlet Açılımı 'Hassas Vatandaşlara' Bırakamaz"

İzmir Ekonomi Üniversitesi'nden Dr. Yörük son günlerde Kürtlere yönelik yaşanan saldırıların sorumlusunun olaylara taraf olan devletin ve şiddeti meşru gösteren basının payı olduğunu söylüyor. "Devlet hakemliğe geri dönmeli, basın sakin olmalı" diyor.

İzmir - BİA Haber Merkezi
16 Aralık 2009, Çarşamba

"İnisiyatifin 'vatandaş'a geçmesi demek, rasyonalite yerine kitle psikolojisinin bu meselelerde karar verici konuma gelmesi anlamlına geliyor. Devlet şike yapıp taraf olmayı bırakmalı ve hakemliğe geri dönmeli. "

Diyarbakırpsor'a  yapılan ırkçı tezahüratlar, İzmir'de Demokratik Toplum Partisi (DTP) konvoyuna, parti binalarına yapılan saldırılar, partinin kapatılmasının ardından yapılan eylemlere İstanbul Dolapdere ve Muş'ta silahlı saldırılar. İki ölü, onlarca yaralı... İzmir Ekonomi Üniversitesi'nden siyaset bilimci Dr. Zafer Yörük'e göre "yaşananları kimliği erozyona uğramış bir milletin tepkileri olarak ele almak gerekiyor".

"19. yüzyılın sonlarında başlayıp 20. yüzyılın başlarında tamamlanmış milli kimlik inşası meselesinin 21. yüzyılın başında yapı bozuma uğramasının yansıması olarak yorumlanabilir. Bu bozulmanın da demokratik açılım süreciyle görünür ve konuşulur hale geldiğini düşünüyorum."

"Medya habercilik değil, provokatörlük yapıyor"

Dr. Yörük yaşananlarda basının önemli bir rolü olduğunu söylüyor:

"Basın tüm yaşanan saldırılarda taraf oldu ve saldırganları onaylayan haberler yaptı. Ben çok saygın bir haber radyosunun İzmir saldırılarını 'PKK bayrağı açan konvoya vatandaş tepki gösterdi' diyerek sunduğuna tanıklık ettim. Bu onaylayan haberler vatandaşın eline silahı alıp saldırıya geçmesini meşrulaştırdı."

Yörük, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve Basın Konseyi TV dizilerini takip etmek yerine bu söylemleri engelleyici adımlar atsalardı medyanın yarattığı 'vatandaş tepkisi' söylemi de ciddi anlamda sorgulanabilirdi" diyor.

"Türklerinki Avrupa tarzı neo-nazizim"

"Elbette tek sorumlu medya değil. Zira ortada barut fıçısı gibi bir grup olmasaydı bu tür kıvılcımlar hemen alev almayabilirdi. Siyasetçilerin ve basının kışkırtmaları böyle karşılık bulmayabilirdi."

Yörük şöyle devam ediyor:

"Öncelikle vatandaş kategorisini gözden geçirmemiz gerekiyor. Bu insanların derdi ne, kimliklerini neden tehdit altında hissediyorlar ve agresifleşiyorlar? Son dört yüzyılda Avrupa için 'gelişmemiş ırklar ve ülkeler' vardı. Bununla ilgili sayısız metin yazıldı. Bu halklar uzaktaki sömürgelerde yaşayan koyu tenli ve gayrimedeni insanlardı. Ardından 20. yüzyılda bu insanlar Avrupa'ya göçmen işçi olarak geldiler. Metropollerde var olmaya başladılar. Sömürgeci ırkçılık bu andan itibaren neo-nazi tarzı ırkçılığa evrildi. Mesele yalnız ırkla sınırlı kalmadı, sınıfsal ve aynı mekanları paylaşmaktan kaynaklı bir ötekileştirme de başladı."

"Şimdi Türkiye'de de benzer bir süreç yaşanıyor" diyen Yörük ekledi:

"Kürtler hep vardı, güneydoğu diye bir yerde yaşıyorlardı. Savaşın başlamasının sonucu olarak 90'ların başında İstanbul, Mersin, İzmir, Adana, Ankara, Antalya başta olmak üzere büyük kentler kitleler halinde göç aldı ve Türkler Kürtlerle bir arada yaşamak zorunda kaldılar. Devlet 1980'ler 1990'lar boyunca Kürt hareketiyle olan çatışmasını 'resmi' bir devlet işi olarak sundu. 2000'li yıllarda çatışmalar azaldı, bir sivil anti-Kürt söylemi yaygınlaşmaya başladı ve bu söylem sokakta yankı buldu."(BÇ)

* Şiddetin Önüne Geçmek Devletin ve Medyanın Görevi

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN