"YÖK, Üniversiteye Giydirilen Pranga..."

İÜ'de disiplin cezası alan 54 öğrenci eylemde. Destek için Beyazıt'a giden Milliyet yazarı Temelkuran ve üç öğrenci tepkilerini anlattı.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
05 Kasım 2009, Perşembe

İstanbul Üniversitesi'nde çeşitli gerekçelerle uzaklaştıma cezası alan 54 öğrenci 19 gündür Beyazıt kampüsünün önünde nöbette. Öğrenciler cezaların geri alınmasını istiyor. Sorunsa bu olayla sınırlı değil, 12 Eylül darbesinin ardından üniversiteleri merkezi bir yapıya bağlamak için kurulan Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) 1985'te çıkardığı Disiplin Yönetmeliği öğrenci hareketini bastırmak için kullanılıyor.

Destek için dün öğrencileri ziyaret eden Milliyet yazarı Ece Temelkuran, eylemin ardından bianet'e konuştu ve "Darbeden sonra 90'larda bile YÖK'ün yönetmelikleri bu kadar çok uygulanmıyordu şimdi ise demokrasiden bu kadar bahsedildiği bir dönemde antidemokratik işlerin çokça yapılmasının kişilerle ilgili olduğunu düşünüyorum" dedi.

"Özellikle bugün, çoğu kişiye anlamlı gelmese de hukuk fakültelerinde Roma hukuku derslerinin kaldırılması gibi küçük gözüken büyük değişiklikler oluyor ve Türkiye gibi üniversiteler de giderek daha absürd hale geliyor."

Nöbet tutan öğrencilerden biri, Edebiyat Fakültesi öğrencisi olan ve "sinevizyon gösterisi yaptığı" gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan Yusuf da, YÖK'ün kurulduğu günden beri dönemsel olarak farklı özellikler gösterdiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor:

"80lerde YÖK'e karşı mücadele faşizme karşı mücadele demekti, 90'larda üniversitelere piyasacı saldırıların olduğu bir ortamda piyasacılığa karşı mücadeleyi temsil ederken bugün YÖK, AKP'nin gerici politikalarının aracı haline gelmiş durumda. Üniversitelere müdahale topluma müdaheledir. Üniversitede yetişen ideolojiler topluma yön vermekte, bunun bilincinde olanlar da YÖK'ü aracı olarak kullanarak üniversitelere saldırıyorlar."

Üniversitenin kendi iç dinamikleriyle yönetilebilir olduğunun YÖK gibi denetleyici bir kuruma ihtiyaç olmadığının altını çizen Yusuf bu taleplerle YÖK'ün kuruluş yıldönümü olan 6 Kasım'da "alanlarda olacağını üniversitelerde piyasacılığa, gericiliğe karşı yürüyeceğini" dile getiriyor.

Bir başka öğrenci, üç dönem uzaklaştırma almış olan Hukuk Fakültesi öğrencisi Eren ise YÖK'ün üniversitelere giydirilen "deli gömleği"ni ifade ettiğini, YÖK'ü üniversitelerdeki antidemokatik eylemlerin mimarı olarak gördüğünü belirtiyor.

IMF karşıtı afiş açtığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açıldığını aynı gün öğrenen bir başka öğrenci ise üniversite öğrencilerinin en küçük hak alma talebinin bile YÖK yönetmelikleri doğrultusunda engellendiğine dikkat çekiyor ve ekliyor:

"Ülke gündeminden uzak, düşünmeyen ve sorgulamayan  öğrenciler yaratılmak isteniyor."(EY/EÜ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN