Diyarbakır'da süren dava kapsamında ifade veren eski İstihbarat Şube Müdürü Avcı, pek çok kaçırma ve faili meçhulden sorumlu tutulan yasa dışı örgütlenmeyi o dönem tüm güvenlik güçlerinin bildiğini ve tanıdığını aktardı.
Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak bölgesinde insan öldürme, kaçırma, bombalama olaylarıyla ilgili yargılanan 10 sanıklı Jandarma İstihbarat (JİTEM) davası kapsamında ifadesi alınan Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı da yasa dışı örgütlenmenin varlığını doğruladı.
18 Haziran'da Edirne'de yazılı ifade veren Avcı 1984-1992 arasında Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürüydü. Avcı'nın ifadesinden başlıklar özetle şöyle:
Vedat Aydın'ın öldürülmesi: Halkın Emek Partisi (HEP) Diyarbakır İl başkanı Aydın 1991'de evinde gözaltına alındıktan sonra öldürüldü; cesedi beş gün sonra Maden'de bulundu. Avcı, Susurluk kazasında ölen dönemin Diyarbakır Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ'ın bu cinayetle ilgili bir değerlendirmesine tanık olduğunu söyledi: "Ergani'de yol kontrolü yapan bir polis ekibi olay öncesinde yoldan çekildi; böylece Aydın'ın cesedini taşıyanlar sorunsuzca Maden tarafına geçebildi."
JİTEM levhaları vardı: “Diyarbakır’da JİTEM örgüt kurucusu ve üyeleri olan Arif Doğan, Cem Ersever, Aytekin Özer isimli şahıslar ve kod isimleriyle tanıştırıldığını öğrendiğim bir kısım kişilerle karşılaşıyordum. Diyarbakır Asayiş Kolordu Komutanlığı ve Diyarbakır Alay Komutanlığı içerisinde tahsis edilen yerlerde JİTEM levhaları bulunmaktaydı. Hatta bu şahıslar ile ilde yapılan muhtelif asayiş değerlendirmelerine JİTEM Komutanlığı görevlileri sıfatıyla katılmaktaydılar. Korgeneral Hikmet Köksal Diyarbakır Asayiş Kolordu Komutanıyken tüm birlikler ona bağlı olduğu gibi JİTEM de ona bağlıydı.”
Ersever'i engelledim: Abdülkadir Aygan ve Cem Ersever'in birkaç kişiyle kendisine geldiğini söyleyen Avcı, açlık grevi yapılan HADEP binasına "birşey yapmayı düşündüklerini" anlattı. "Ben de yaptıkları şeyin izledikleri yöntemin yanlış olduğunu bir saat anlattım. Cem Ersever bana 'boğazına kadar bu işe battığını, yardım edeceksen söyle, etmeyeceksen karışma' dedi."
Arif Doğan itirafçıyı koruyordu: İbrahim Babat çek senet tahsilatı işine girmiş. Kadıköy'de çatışma çıkınca Babat firar etmiş. O tarihlerde Yalova alay komutanı olan JİTEM'ci albay Arif Doğan'la irtibatını sürdürmüş. Sinan Yaşar isimli JİTEM Ege sorumlusuyla, subay ve astsubaylarla tahsilat işine girmişler. Doğan Babat'a hoşgörülü davranılması için yardım istedi. Bu işlerin peşinde olmamasını söyledim. Kadıköy Emniyeti'nde müdür seviyesinde bağlantıya geçebileceini söyledim. Doğan bu kişiyle irtibata geçtikten sonra Kalaşnikof tüfeğiyle Babat'ı teslim etti."
Ersever 1993'te faili meçhul şekilde öldürüldü. Doğan, bugün başlayan ikinci Ergenekon davasının sanıklarından. Köksal, Ege Ordu Komutanlığı, 1. Ordu Komutanlığı yaptıktan sonra 1997'de yaş haddinden ordudan emekli oldu.
Diyarbakır'daki davada savcılığın JİTEM elemanı olduğunu belirttiği 10 sanık yargılanıyor. Suriye'deki adıyla Hacı Hasan Türkiye'deki adıyla İbrahim Babat, Adil Timurtaş, Mehmet Zahir Karadeniz, Lokman Gündüz, Faysal Şanlı, Recep Tiril, Abdülkadir Aygan, Ali Ozansoy, Hüseyin Tilki ve Hayrettin Toka.
1999'da Diyarbakır'da başlayan davada, 3. Devlet Güvenlik Mahkemesi görevsizlik kararı vermiş, dosyayı 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti. 13 Şubat 2006'da bu mahkeme sanıkların asker statüsünde olduğunu söyleyerek görevsizlik kararı vermiş ve dosyayı 7. Kolordu Askeri Mahkemesi'ne göndermişti. Bu kararda ilk kez JİTEM'in varlığı resmen kabul edilmişti.
Askeri mahkeme de görevsizlik kararı verince dosya Anayasa Mahkemesi'nin özel bir mahkemesi olan Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gitmiş, mahkeme de 5 Mayıs'ta davayı sivil mahkemenin görmesi gerektiğine karar vermişti.
Avukat Tahir Elçi'nin verdiği bilgiye göre, 1999'da Diyarbakır'daki Devlet Güvenlik Mahkemesi savcılığı JİTEM'in komutanlarından Cem Ersever ve Arif Doğan'la ilgili soruşturma yapmak için Genelkurmay'dan izin istemiş, ancak Genelkurmay bu izni vermeyince soruşturulamamıştı. (EÜ)
* Hanefi Avcı'nın ifadesinin tam metni için tıklayın. (PDF belgesi, 500K)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN