12 Mart 1995

"Gazi'ye Adalet Ergenekon'la da Gelmiyor"

ÇHD, 14 yıl geçmesine rağmen Gazi olayları sırasında görevde olan Ağar, Menzir, Kozakçıoğlu ve Menteşe'nin yargı önüne çıkarılmadığını vurguladı. 22 kişinin polisçe öldürüldüğü olayların sonunda iki memur mahkum olmuştu.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
11 Mart 2009, Çarşamba

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Gazi katliamının üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen sorumluların yargılanmadığını; Ergenekon davasının da şu ana kadar bu yönde ilerlemediğini söyledi.

ÇHD, katliamın sorumlularının dönemin yöneticileri olduğunu belirtti. Dönemin İşçişleri Bakanı Nahit Menteşe, İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ve Emniyet Müdürü'yse Necdet Menzir'di. Son üç isim de daha sonra milletvekili seçildi; Menzir İçişleri Bakanlığı da yaptı.

Olaylarda göstericileri öldürmekten hüküm giyen ve olaydan yaklaşık 11 yıl sonra, meslekten ihraç edilen polis memuru Adem Albayrak, "operasyonun başında Menzir'in, Kozakçıoğlu'nun ve Ağar'ın olduğunu söylemiş, "Emri onlar vermişti. Ama hapiste yatan biz olduk" demişti.

Ağar hakkında Susurluk skandalı ardından "silahlı örgüt kurmak" suçlamasıyla açılan dava geçtiğimiz günlerde başladı.

Ergenekon iddianamesinde Gazi olayları

Ergenekon iddianamesinin 254. sayfada "9 No'lu gizli tanık (...) Gazi Mahallesindeki Kahvehane taramasının Veli Küçük'le birlikte hareket eden Osman Gürbüz'ün gerçekleştirdiğini, aynı oluşum içinde Sedat Peker'in de olduğunu beyan etmiştir" deniyor.

260. sayfada Sedat Peker'in "Bunlar cahil, Bunlar birkaç kişi o Ayhan Çarkın, Korkut Eken, Semih filan. Böyle sağda solda birkaç kahveye mahveye ateş edip ortalığı karıştırıp. Gazeteci diyordu ki amaç ortalığı karıştırmak. Öyle üç beş tane faili meçhul cinayet yapacağız. Ortalık karışacak. Bir de bunların sonu kötü olacak" dediğine yer veriliyor.

22 kişi öldürüldü 

12 Mart 1995'te Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Gazi Mahallesi'nde kimliği belirlenemeyen kişiler üç kahvehane ve bir işyerini taramış, bir kişiyi öldürmüştü.

Polisin müdahale etmemesini protesto için toplananların üzerine polis ateş açtı; bir kişi öldü onlarca kişi yaralandı.

Ertesi gün süren gösterilerde 15 kişi öldürüldü. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 15 Mart'ta Ümraniye'de yapılan gösteride de polisin müdahalesi üzerine beş kişi öldü.

Olayların ardından yapılan yargılamada sadece iki polis mahkum oldu; 2002'de yattıkları süre nedeniyle serbest kaldılar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye'yi yaşam hakkı ve yargıya etkin başvuru hakkının ihalalinden toplam 510 bin avro tazminata mahkum etti.(EÜ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN