DTP'li Demirtaş: Kürtçe Resmi Dil Olsun Diye Bir Talebimiz Yok

Demirtaş Kürt sorununda son durumu değerlendirdi: "Ahmet Türk'ün konuşmasından sonra olanlar devletin Kürtçe'yi Kürtler için istemediğini gösterdi. Genelkurmay sorulunca 'görevim değil' demeliydi. Başbakan Kürtçe konuşup yasayı ihlal etti; yasa değişmeli. Eğitimde, yerel yönetimde diğer dillerin önü açılmalı."

Ankara - BİA Haber Merkezi
27 Şubat 2009, Cuma

Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) Meclis'teki grubunun başkanvekili Selahattin Demirtaş, partinin eşbaşkanı Ahmet Türk'ün Meclis'te Kürtçe konuşmasının ardından yaşananları bianet'e değerlendirdi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'nin eski başkanı, avukat Demirtaş "Kürtçe'nin ikinci resmi dil olmasını talep etmiyoruz, zaten Türkiye için gerçekçi değil" diyor. Emekli diplomat ve generallerin Kürt sorununun Türkiye içinde çözülmesini öneren raporu için "Barışçıl çözüm nereden gelirse gelsin, tartışırız" diye konuşuyor.

Demirtaş'ın bazı saptama ve değerlendirmeleri şöyle.

Türk'ün konuşması maskeyi düşürdü: Kürtçe konusunda, Kürt sorunu konusunda açılımlar yapıldığı iddia ediliyor, TRT'nin bir kanalı Kürtçe yayın yapıyor ama, Türk'ün konuşmasına, partilerden Genelkurmay'a, herkes tepki gösteriyor. Bu konuşma maskeyi düşürdü. Açılımlar anadili Kürtçe olanlar için değil, devlet için yapılmış.

General Gürak "görevim değil" demeliydi: Genelkurmay temsilcisi gazetecilere Türk'ün konuşması için "yasal değil", TRT için "kültürel açılım" diyor. Yani, Kürtçe Kürtlere yasak, devlete serbest. Ayrıca  Meclis'teki konuşmayı değerlendirmek Genelkurmay'ın görevinde, yetkisinde değil. Tuğgeneral Gürak hukukun üstünlüğü derken hukuku çiğniyor. Basın sormuş olabilir ama, "görev alanımızda değil" demeliydi.

Toplum ve medya devletin önünde: Yaygın medyanın ve köşe yazarlarının Türk'ün konuşmasıyla ilgili tutumu çok olumluydu. Meşru hak olarak gördüler. Tepki gösterenleri eleştirdiler. Toplumun ve medyanın devletten daha ilerici, önde olduğu görüldü.

Erdoğan Kürtçe konuşarak yasayı ihlal ediyor ama...: Başbakan mitinglerde Kürtçe konuşarak, Siyasi Partiler Yasası'nın Türkçe'den başka dil kullanılamaz diyen maddesini açıkça ihlal ediyor. Ama değişmesi gereken ne AKP ne DTP. Yasa değişmeli. Partiler istedikleri dili özgürce kullanabilmeli.

AKP'nin Kürtçe pankartları trajikomik: AKP Van'da Kürtçe pankartın üzerindeki parti logosunu daha sonra sakladı. Ama metni de yanlış yazdılar, "TRT 6 Hayırsız Olsun" diye. Trajikomik bir durum.

Yamalı projelerle olmaz, topyekün demokratikleşme gerek: Parçalı, yamalı projeler çözüm getirmiyor. Kürt sorununun çözümü için yeni anayasa, toplam bir demokratikleşme programı gerek. Derdimiz sadece Kürtlerin haklarına kavuşması değil. Türkiye'de birçok grubun demokratik sorunu var. Topyekün demokratikleşme istiyoruz.

İkinci resmi dil gerçekçi değil: Irak'taki gibi "iki resmi dil" talebinde değiliz. Merkezi yönetimde resmi dil Türkçe olur. Yerel yönetimlerde başka diller de kullanılabilmeli. İhtiyaca göre, yeteri kadar özerk yapılanma olabilir, yerel yönetimlerin yetkisi artabilir. Bazı yerel yönetimlerde Kürtçe ikinci dil olabilir. Bu da Türkiye'nin geneli için değil, ihtiyaç olan yerlerde. Anadilde eğitimde Türkçe'yi zorunlu tutan 42. madde, vatandaşlığa etnik tanım getiren 66. madde değişmeli, anayasal vatandaşlık gelmeli. Anayasanın girişine Türkiye toplumunun farklı etnik kimliklerden oluştuğu, çok kültürlü yapısı olduğu, bunun korunacağına dair bir ifade yer alabilir.

Emekli diplomatların ve generallerin Kürt sorunu raporu: Emekli diplomat ve generallerin önerileri, ABD'nin planının meşrulaştırılması gibi görünüyor. ABD eskiden PKK'nin tasfiyesine odaklanmıştı, şimdi sosyal, siyasal, kültürel adımlarla çözüm istiyor. İçeriğini henüz bilmiyoruz, ama çözüme katkı sunacak her türlü barışçıl diyalog tartışmaya değerdir. Sadece bizim kabulümüzle de olacak şey değil. Silahları bırakmanın muhatabı PKK'dir. Ayrıca Kürtlerin demokratikleşmeyi ne kadar kabul edecekleri sadece DTP'nin de sorunu değil. DTP aktörlerden biridir. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN