Seçimle gelmiş vekillerinin ancak seçimle gidebileceğini savunan dernekler; antidemokratik düşüncelerin baskı altına alma girişimlerini kaygıyla izlediklerini belirtti.
"Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollardan çözümü için Kürt kökenli yurttaşlarımızın kendi kimlikleriyle siyasal alana dahil olabilmelerinin önündeki tüm engellerin kaldırılması gerekiyor."
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Hüsnü Öndül ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Yavuz Önen yaptıkları ortak basın açıklamasında aksine bir tutum takınılarak Kürt sorunuyla uzaktan ya da yakından ilişkili gerekçelerle bugüne kadar pek çok partinin kapatılmak istendiğini vurguladı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Demokratik Toplum Partisi’nin kapatılması istemiyle hazırladığı dava dosyasını bugün Anayasa Mahkemesi’ne gönderdi.
"Basından öğrendiğimiz kadarıyla, Başsavcılık, DTP milletvekillerinin de Meclis üyeliklerinin düşmesini ve yargılanmalarını talep ediyor. Öte yandan, Hak ve Özgürlükler Partisi hakkında kapatılması istemiyle dava da devam etmekte."
"Bugün de Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kapatılmak istenmesinin tüm yurttaşların yakıcı bir ihtiyaç olarak hissettiği söz konusu sorunun demokratik yollardan ve ivedi çözümüne hiç katkıda bulunmayacağı açık. Halkın Emek Partisi, Demokrasi Partisi, Demokrasi ve Değişim Partisi, Demokratik Kitle Partisi, Özgürlük ve Demokrasi Partisi, Halkın Demokrasi Partisi ve Demokratik Halk Partisi kapatıldı."
Seçimle gelmiş milletvekillerinin ancak seçimle gidebileceğini savunan dernekler; basın açıklamasında antidemokratik, muhalif düşüncelerin baskı altına alma girişimlerini kaygıyla izlediklerini belirtti.
"Bir ülkede var olan demokrasinin düzeyini gösteren en önemli kriterlerden biri yurttaşların siyasal alana dahil/müdahil olabilme olanaklarıdır. Bu olanakların en başındaysa siyasi partiler gelir. Dolayısıyla, bu gerçeklikten yola çıkarak 3 Ekim 2001’de siyasal partilerin kapatılmasını güçleştiren anayasa değişikliği kabul edilmişti. Ancak siyasal partilerin kapatılması ya da kapatılma istemiyle haklarında dava açılması süreci devam ediyor: Bu durumun siyasal yaşamın demokratikleştirilmesinin önünde bir engel olduğu da bir gerçek. Bu uygulamaların artık son bulmasını istiyoruz." (GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN