Yön Radyo Çin’le Rusya’ya müzikli köprüler kurmuş, şimdi de Ermenistan’dan Radyo Van’la radyocu değiş tokuşu yapıyor.
"Her halkın türküleri vardır ve bu türküler kültürel mirası oluşturur. Biz, bu mirasları buluşturursak halklar birbirini daha iyi anlar diye düşünüyoruz."
Yüksel Kılınç ile kurucusu olduğu Yön Radyoda konuşuyoruz. Yoğun bir gün; telefonlar durmaksızın çalıyor, konuklar, programcılar gelip gidiyor, stüdyodaysa canlı yayın devam ediyor.
Yön'ün kuruluş macerası türküyle başlıyor; türkü radyosu olarak tasarlanmış. Şimdi on altıncı yılında türküler halen hükmünü sürdürüyor; hem Türkçe hem de pek çok başka dilde.
Bugün Yön'ün program çatısı iç ve dış haberler, haber-yorum, kültür- sanat, tartışma, çocuk ve sohbet ve türkü ağırlıklı müzik saatlerinden oluşuyor.
Peki neden türkü? Çünkü türkü bir halkın gayri resmi tarihinin lirik anlatısı. Türkülerde savaşı, barışı, ezilmişliği, isyanı, acıları, coşkuları dili bilmesen de hissedersin. Evrenselliği de burada. Kadınların çığlıkları, insanın ezilmişliğini türkülerdedir. Türkü hem geçmişi bugüne taşıyor hem de halkların birbirini anlamasını kolaylaştırıyor.
Kılınç, Amerikan folkunu hatırlatıyor, Rock müziğin de bir çeşit türkü olduğunu vurguluyor.
"Türkü hayatın kendisi, bir halkın ortak değerleridir. Bu yüzden 'Pena' adlı haftalık bir rock programı da hazırlıyoruz."
Yön Radyo ilk uluslararası ortaklığı Japonya'dan bir radyoyla yapmış. Şimdi dünyanın her yerinden bir çok radyoyla işbirliği içinde.
Anadolu müziklerini dünyaya tanıtırken, dünya müziklerini de Türkiye'de tanıtmak istiyorlar.
Yön'ün tarihinde konuk müzisyenlerin katılımıyla Küba, Venezüella, Çin, Ermenistan türküleriyle ilgili müzik programlar yer alıyor. Programlarda müzik arası açıklamalarla türküler ve kültürler daha anlaşılır kılınıyor.
Kılınç bu programlara dinleyici ilgisinden memnun.
"Ermenice eserler yayınladığımız ve bu müziği derinlemesine tanıttığımız özel programdan sonra yalnızca Ermeni dinleyicilerimiz değil, bu şarkıları tanıma ve dinleme fırsatı bulan diğer dinleyicilerimiz de memnuniyetlerini dile getirdiler."
Çin ve Rusya'nın dış yayınlarını yapan radyolarla da birlikte çalışan Yön Radyo, her gün "Çin'den Merhaba", "Rusya'nın Sesi", "Sincan-Uygur'dan Merhaba" gibi programlara yer veriyor. Program içeriklerinde hem müzik hem de haberler var. Dahası Rusça ve Çince dersleri de programları arasında yer alıyor.
Yön Radyo ekibinin en güncel projesi Ermenistan'daki "Radyo Van" ile kurdukları yayın ortaklığı. Bu proje kapsamında yayınların, müziklerin ve haberlerin paylaşılmasının yanında, özel radyoculuk birikimlerinin de paylaşılması söz konusu.
Kılınç, "onlar bize Ermenistan'da radyo yayıncılığı hangi boyutta, hangi programlar ilgi çekiyor, hangi teknolojiler kullanılıyor, Ermenice haber nasıl hazırlanır gibi bilgiler verirken, biz de onlara Türkiye deneyimlerimizi anlatıyoruz" diyor.
Projenin bir diğer ayağı ise Türkiyeli radyocuların Ermenistan'a, Ermenistanlı radyocuların Türkiye'ye gelerek radyo programları hazırlamaları.
"Bu projenin her iki ülkenin radyocularına da farklı kültürleri görüp tanıma ve bunun radyo yayıncılığına etkilerini gözlemleme fırsatı sunacağını" belirtiyor Kılınç.
"Ülkeler birbirini tanımaya çalışıyor. Herkes sesini birbirine ulaştırmaya çalışıyor. Biz de bu noktada elimizden geldiğince yaygınlaştırıcı bir rol üstlenmeye çalışıyoruz."
Yön Radyo özel radyoculuk deneyimlerini paylaşma çalışmalarının dışında bir türkü kütüphanesi gibi de işliyor. Uluslararası radyoculuk ağını genişletmeye, daha fazla ortaklık kurmaya çalışıyorlar, arşivlerindeki tüm müzikleri onlarla iletişime geçen radyocularla paylaşıyorlar.
Anadolu müzikleri arşivleri Karadeniz türkülerinden alevi semahlarına, Ermeniceden Kürtçeye birçok şarkı barındırıyor.
Politik alanda bu kültürler arasında birçok gerginliğin yaşandığı Türkiye'de, Yön hikayeleri biraraya getirmeye çalışıyor.
Ancak Kılınç "bu durumun politik bir angajman içermediğini, amaçlarının türküler aracılığıyla farklı kültürleri insanlara tanıtmak olduğunu" söylüyor.
Kılınç hala ulaşamadıkları ülkeler, yapmak istedikleri ortak çalışmalar olduğunu belirtiyor.
"Afrika ülkeleriyle ortaklıklar kurmayı, Irak'ta yayınlar gerçekleştirip Iraklıların sesini de radyomuza taşıyacağız.
"Barış için sadece politikacıların çabaları yetmiyor. Bize de radyo olarak dinleyicilerimize diğer halkları tanıtmak, kalıcı bir kültürel barış atmosferi sağlamak düşüyor." (ÇT)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN