Günçıkan'ın "Gölgenin Kadınları" Kitabı 13 Yıl Sonra Yeniden Basıldı

Agora Kitaplığı'ndan ikinci kez basılan "Gölgenin Kadınları"nın önsözünde Günçıkan "13 yıl sonra ikinci baskı yapılmasının sebebi hâlâ erkeklerin 'kadının gücü fedakarlığıdır' sözüne inanmaları" diyor.

"Artık onları dinlemeli. Kendilerini var kılmaya çalışırken, tam da ışığı yakalamışken vazgeçişlerinin öyküsünü bilmeli. Bilmeli ki gölgeden bulaşan ruh acımaları anlaşılabilsin."

Gazeteci-yazar Berat Günçıkan'ın "Gölge'nin Kadınları" kitabı Agora Kitaplığı'ndan yeniden çıktı.

Işık saçan kadınlar... 

Günçıkan ilk baskının önsözünde "Bu kitapta anlatılacak olan gölgede kalanlar hayatlarının bir döneminde ışığı yakalamak ne kelime, kendileri ışık saçan kadınlar. Saçtıkları ışığın neredeyse tümünde sanat alanında olmasıysa bir tesadüf değil. Üreten dönemini sorgulayan, hayatı anlamaya çalışan kadın için gölgede kalmak, içüşümesinden öte bir şey çünkü. Üstelik gölgesinde kalınan bir erkekse, bu erkek de 'ünlü'yse artık bir ruh acısından söz edilebilir. Bu birlikte olunan erkeklerin ününe eklenen ışıktan geriye kalan bir acıdır. Bir de bir erkeğin değil, neredese bütün erkeklerin sistemin gölgede kalmaya makum ettiği kadınlar vardır ki onların yaraları kolay kolay kapanmaz" diyor...

Kitapta Meral Çelen, Selçuk Uraz, Selçuk Baran, Magdelena Rufer, Şayeste Ayanoğlu, Saynu Güzelson, Elif Sorgun, Nilüfer Saygun, Tolga Tiğin, Nasip İyem, Suat Derviş'in "gölgedeki" hikayeleri anlatılıyor

Günçıkan kitapta bu kadınların hiçbirinin birlikte oldukları erkekleri karalamadğını, suçlamadığını, kırgınlıklarının kendilerine olduğunu anlatıyor, "Çünkü" diyor", "Onlar her zaman gidilecek başka yollar olduğunun, kapıların başka hayatlara açılabileceğinin farkında olarak yaşadılar. Özveriyi bir erdem olarak kullanmadılar, 'bu bizim yazgımız' da demediler."

13 yıl sonra konu hâlâ yakıcı 

Günçıkan ikinci baskıya yazdığı önsözde "Şimdi 13 yıl sonra ikinci baskı yapılmasının sebebi konunun hâlâ yakıcı bir şekilde gündemde olması, kadınların hala erkeklerin 'kadının gücü fedakarlığıdır' sözüne inanmaları, kadının kendi varolşunu gerçekleştirme yolunun hala kapalı olması" diyor.

Günçıkan'ın kitabın yeni baskısında yazdığı kadınların 13 yıl önce durdukları yeri aynen aktarıyor, hayatta olmayanları belirtiyor...

Meral Çelen

Aziz Nesin'in ikinci eşi. Yayınlanmış bir öykü kitabı var. Yayımlanmamış olanlar kendi özel arşivinde, artık yazmıyor.

Selçuk Uraz, tiyatrocu Ulvi Uraz'n karısı. Piyanist. Viyana'da, Paris'teki Ecole Normale de Musique'te eğitim gördü. Halen konservatuarda ders veriyor.

Suat Derviş

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri. Reşat Fuat Baraner'in eşi. Gazeteci, yazar. Fransızca'ya çevrilen il Türk romanı ona ait. Artık hayatta değil.

Nilüfer Saygun

Kompoiztör Adnan Saygun'un eşi. Macar asıllı piyanist. Budapeşte Müzik Akademisi mezunu. Saygun'la evleninceye değin bir orkestrada çalıyordu, bugün hasta ve çalmıyor.

Şayeste Ayanoğlu

Tiyatro sanatçısı Sami Ayanoğlu'nun karısı. Altı yaşında sahneye çıktı. Şehir tiyatrosunda oynadığı operetlerle ünlendi. Üç çocuk yaptıktan sonra sahneden ayrıldı.

Saynur Güzelson

Şair Halim Şefik'in karısı. Ressam. Eğitimini Güzel Sanatrlar Akademisi'nin Bedri Rahmi Atölyesi'nde tamamladı. Bedri Rahmi'ye göre umut vaadediyordu. Evlendi. Artık resim yapmıyor.

Elif Sorgun

Şair Cemal Süreya'nın karısı. O da bir şair. Çeşitli sanat dergilerinde şiirleri çıktı. İkinci kitabı Acıben'i birkaç ay önce yayınladı. Bir deneme kitabı çıkarmayı düşünüyor.

Selçuk Baran

Opera sanatçısı Ayhan Baran'ın karısı. Yazar. Sekiz kitabı yayımlandı. Kocasıyla sorunlu bir ilişki yaşadı. İki kızı var artık yazmıyor.

Magdelena Rufer

23 yıl Sabahatin Eyüboğlu'yla yaşadı. Piyanist. Bern Konservatuarı  ve Paris Ecole Normale de Musique'i bitirdi. Çeşitli Avrupa kentlerinde verdiği resitallerle Adnan Saygun'u dünyaya tanıttı. Bugün piyano dersleri veriyor.

Tolga Tiğin

Karikatürist Oğuz Aral'ın karısı. Tiyatro sanatçısı. Çeşitli tiyatrolarda çalıştı. Ona yakın film çevirdi. Bugün ev kadını.

Nasip İyem

Ressam Nuri İyem'in eşi. Resim ve seramik yapıyor. Sayısız sergi açtı. Ödüller aldı. Ama N. İyem dendiğinde önce Nuri İyem düşünüldü. Hâlâ seramik heykeller yapıyor. (NZ/GG)


İstanbul - BİA Haber Merkezi

28 Mayıs 2008, Çarşamba

Nilüfer ZENGİN