Kadınların Yarıdan Çoğu Zorla Evlendiriliyor

Ege Üniversitesinin araştırmasına göre Türkiyede evli kadınların yüzde 50,8i rızaları alınmadan evlendirildi. Prof. Dr. Nurselen Toygar konunun çözümü için yasaların yeterli olamadığını, devletin STKlarla ortak projeler yürütmesi gerektiğini söyledi.

İzmir - BİA Haber Merkezi
18 Temmuz 2007, Çarşamba
Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nurselen Toygar, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde yer alan zorla evlendirmelerle ilgili cezai yaptırımlara rağmen rakamların yüksek olmasının Avrupa Birliği'ne (AB) girme sürecinde kabul edilen yasaların bir türlü yaşama geçemediğinin işareti olduğunu söyledi.

Toygar, zorla evlendirilmenin kadınların toplumdaki eşitsiz konumunu pekiştirdiğini, yaşama tercihlerini azalttığını ve onları şiddete karşı zayıf hale getirdiğini belirtti.

Toygar, Ege bölgesinde en fazla göçle gelen ailenin yaşadığı beş şehirde 6 bin 300 kadınla görüşerek bir araştırma yaptı.

Buna göre, ilköğretimini yarım bırakmış olanların yüzde 50,8'i; orta ve daha yüksek öğretim görmüş kadınlarınsa yüzde 45,7'si "rızam olmadan evlendim" dedi.

Şu an bekar olan kadınlardansa ilköğretimi yarıda kalmış olanları yüzde 57, orta ve daha yüksek öğretim görmüş olanlarıysa yüzde 9,3 oranında "rızam olmadan evlendirileceğimi düşünüyorum" dedi.

"Zorla evlendirilme insan haklarının ihlalidir"

Toygar "Zorla evlendirilme aile içi şiddetin cinselliğe dayanan bir biçimi" yorumunu yaptı.

"İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 16. Maddesi ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesinin 16. maddesine göre erken ve zorla evlendirmeler kadınlar için insan haklarının ihlalidir."

Toygar'a göre, Türkiye zorla evlendirme olgusunu yalnızca yasal yaptırımlarla önleyemeyecek. Devletin tek başına başarılı olması da mümkün görünmüyor. Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) desteği alınmalı.

Kız çocuklarının eğitimi, ailelerin bilinçlendirilmesi, akraba evliliklerinin engellenmesi, kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi, dinsel yargıların doğru yansıtılması; örf, adet ve geleneklerin doğru yansıtılması alınması gereken önlemler arasında.

"Devlet üniversiteler ve kadınla ilgili STK'larla ulusal bazda projeler yapmalıdır. Aksi taktirde kadına yönelik şiddet, kadın intiharları, töre ve namus cinayetleri önlenemeyecektir."(GG/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN