ERKEKLİK VE KADINLIK HALLERİ

Oğlum "Erkek" Olduğunda

Eşitlikçi ve saygılı bir oğlan çocuğunun "yetişkin bir erkeğe" dönüşümünün izlerini sürerken karşıma çıkmıştı "erkeklik meselesi". Oğlum başka bir dille konuşan, anlam veremediğim espriler yapan, bedenini farklı kullanan bir yabancıya dönüşürken bir arkadaşım "Eeee, o artık erkek oluyor" deyiverdiğinde...

İzmir - BİA Haber Merkezi
05 Mayıs 2011, Perşembe

İlk kez oğlum 15 yaşına bastığında, takımıyla sahaya çıkacağı basketbol maçını izlemek için gittiğimiz spor salonunda pek hayati bir mesele olarak karşıma çıkmıştı "erkeklik".

Maç öncesinde, sırasında ve dahi sonrasında oğlum benim tanıdığım insan olmaktan çıkmış, başka bir dille konuşan, anlam veremediğim espriler yapan, bedenini farklı kullanan bir yabancıya dönüşüvermişti.

Oğlumun kullandığı argo dile, kadınları aşağılayan esprilerine, kız arkadaşına üstten bakan tutumuna bozulduğumu gören arkadaşımsa "Eeee, o artık erkek oluyor" deyip, bu dünyanın en doğal durumuymuş gibi köşesine çekilivermişti .

Eşitlikçi ve saygılı bir oğlan çocuğunun büyüyüp "gerçek bir erkeğe" dönüşümündeki sancılı sürecin izlerini sürmeye sanırım ilk kez o dakikalarda başlamıştım, çok da farkında olmadan...

Feminizmle ve kadın hareketiyle teorik olarak ilişkilenmemiştim o günlerde ama üç erkek kardeş, hep öfkeli bir baba ve hep kaygılı bir anne ile büyümüş olmanın getirdiği deneyim, beni "kadınların ezilmişliği" konusunda oldukça "uyanık" kılmıştı sanırım. Oğlumu kızkardeşiyle eşit koşullarda yetiştirmeye, cinsiyet eşitliğini mümkün olduğunca gözetmeye çalışmıştık. Oyuncakları da işbölümü de hakları ve yasaklar listesi de ortaktı.

Ama o gün ilk kez oğlumun sesinde, sözünde, tavırlarında gördüğüm ve arkadaşımın adına "erkeklik" deyiverdiği bir durum zamanla oğlumla aramıza duvarlar örmeye başladı. Didişme ve mücadeleyle geçen yıllar sırasında biz oğlumla aramızı düzelttik ama "erkeklik" mevzuu kişisel gündemimden hiç düşmedi.

Çokça kızdırıyor, kimi kez güldürüyor ama oğlumla yaşadığım deneyim bana hep "cinsiyet eşitliğinden ya da ayrımcılığından söz ederken kadınlık halleri kadar erkeklik halleri de konuşulmaya muhtaç" diye fısıldıyor. Konuşmaya ve tartışmaya minik bir katkı da benden...

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN