AYSUN EYREK YAZDI

Kadınlar, Öncelikle Kendinizi Devletten Sakınınız

N.Ç. davasıyla ilgili mahkeme kararı bize gösteriyor ki, kadınlar kendilerini bizzat devletten ve hukuk sisteminden korumalıdır. Tecavüzcüyü koruyan bu kararlarla suçlular, devletten güç alarak, artan bir şiddetle suç işlemeye devam edecek gibi görünüyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
22 Şubat 2011, Salı

Durakta otobüs beklerken, hamile bir kadına, yanındaki sevecen teyze; "Kız mı erkek mi?" diye sordu. "Kız" yanıtını alınca; "Kız çocuğu büyütmek çok zor kızım, Allah kuvvet versin" dedi. Durakta bekleyen hamile kadın da, teyze de, ben de, kadın olmanın ne kadar zor olduğunu, daima kendinizi, bedenimizi korumamız gerektiğini düşünerek, derin bir iç çektik.

Kız çocuğu olmak, sokakta oynarken eteğinizin açılarak "edep" yerlerinizin görülmemesine dikkat etmek demektir. Oyun arkadaşınızın çocuk olduğu unutularak, erkek olandan uzak durmak demektir. Regl dönemi ile başlayan "genç kızlık" çağınız ise "iffetli olmak" kavramı tanıştığınız dönemdir; hava kararmadan eve dönmeniz ve tek başınıza yolda yürümemenizi gerektirir. Yaşamınız, kadın olarak kendinizi dış mihraklara karşı korumaktır. Siz savunmasız olan ve her an tehdit altında olansınızdır.

Bütün bu eğitim ve öğretiler ışığında halen başınıza kötü bir şeyler geliyorsa, bu da sizin kendi rızanızdandır! İşte bunun özeti olan bir atasözü: "Dişi köpek kuyruk sallamazsa, erkek köpek ısırmaz." Ayrıca, "Dekolte giyene de tecavüz ederler."

Kadınlar tecavüz davalarında taraf

Mardin'de N.Ç.'nin, 2003'te, henüz 12 yaşındayken, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu onlarca kişinin tecavüzüne maruz kalmasıyla ilgili olarak 31 kişinin yargılandığı davada verilen karara göre; N.Ç., eylemin ahlaki kötülüğünün farkındaydı ve isteseydi buna karşı koyabilir, kendini savunabilirdi.

Ayrıca mahkeme, N.Ç.'yi para karşılığı birlikte olmaya zorlayan iki kadına, "yaşamlarının iffetsiz olduğu" gerekçesiyle ceza indirimi uygulanmazken, erkek sanıklara eski Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 414. maddesinin 1. fıkrası*ndan ceza verdi.

Bu fıkra, küçüğün! rızası varsa uygulanıyor. Hukuk sistemimiz, suç tarihinde 12 yaşında olan N.Ç.'den, kendisini 31 erkeğe karşı korumasını nasıl bekleyebiliyor, akıl, vicdan alır gibi değil.

Bu karar bize bir kez daha gösteriyor ki, kadınlar, öncelikle kendilerini bizzat devlet ya da devletin organı olan hukuk sisteminden korumalıdır. Tecavüzcüyü koruyan bu kararlarla suçlular, devletten güç alarak, artan bir şiddetle suç işlemeye devam edecek gibi görünüyor.

Tecavüz insanlık suçudur, cinsel saldırıdır! Bunu unutturmamak için, kadınların bu davalarda taraf oldukları ve adalet yerini bulunan kadar mücadele edeceklerini bilinmelidir. (AE/BB)

* Bu fıkrada; "Her kim 15 yaşını bitirmeyen bir küçüğün ırzına geçerse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahkûm olur" hükmü yer almaktadır.

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN