Eğitim-Sen'li üniversite çalışanları basın açıklaması yapıp Ankara Üniversitesi yönetimini, Biyoteknoloji Enstitüsü'nde görevli bir öğretim üyesinin işyerinde tacize ve mobbinge maruz kaldığı iddialarını araştırmaya çağırdı. Eğitim-Sen'liler Rektör Prof. Dr. Cemal Taluğ ile de görüştü.
Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. D.Ö.D'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ile TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu bünyesindeki "mobbing" alt komisyonlarına yıllardır "mobbing"e ve tacize uğradığını belirterek başvurması üzerine açığa çıkan iddialar Eğitim-Sen'li üniversite emekçilerini harekete geçirdi.
Bugün 12.30'da rektörlük binası önünde biraraya gelen grup adına açıklama yapan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülseren Adaklı ulusal basında yer alan iddiaların üniversite personelini endişelendirdiğini belirtti.
Bir kadın öğretim üyesinin sistematik tacize uğraması ve bunun Ankara Cumhuriyet Savcılığınca, bilgisayar kayıtları incelenmek suretiyle sabitlenmesi ve bunun karşısında üniversite yönetiminin hiçbir idari işlem yapmamış olmasının kaygı verici olduğunu belirten Adaklı, "Bütün bunlara 'iddia' deyip geçilemez. Bu türden iddialar gazete sütunlarına taşınmadan önce kurumsal müdahale gerektirir" dedi.
Ankara Üniversitesi Rektörlüğü'nü olayla ilgili ikna edici bir açıklamaya davet eden açıklamada derhal bir soruşturma açılması ve olayda sorumluluğu ve ihmali bulunanların tespit edilmesi istendi. Üniversitenin cinsiyetçi davranışlar ve erkek egemen kültürle mücadele etmesi gerektiği vurgulanarak temel talepler,
- Taciz ve mobbing konusunda üniversitenin tüm birimlerinde işlevsel kurullar oluşturulması ve şeffaflık ilkesi çerçevesinde oluşturulacak bu kurullarda Eğitim-Sen'li kadın uzmanların da yer alması,
- Üniversite yönetimlerinin taciz ve mobbing konusunda kendi personelini ve öğrencilerini bilgilendirmesi şeklinde sıralandı.
Selçuk Üniversitesi İlahiyat Bölüm Başkanı Prof. Orhan Çeker'in cinsiyetçi söylemine de dikkat çeken Adaklı, "Muhafazakar, kadın düşmanı söylemin mahkum edilmesi gerekiyor. Bu söylemin üniversitelerde yükseliyor olması korkunç" diye konuştu.
Basın açıklaması ardından bir heyet olarak Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ ile de görüşen üniversite emekçileri, Taluğ'un "Ceza davasının sürüyor olması" gerekçesiyle konuya ilişkin konuşmaktan kaçındığını ama taciz ve mobbing'e karşı kurulların oluşturulması talebini olumlu karşıladığını belirttiler. Taluğ'un kendilerine, kadın çalışmaları toplulukları ve sendikalarla görüşülüp bu kurulların oluşturulması için gerekenlerin yapılacağı konusunda güvence verdiğini ifade ettiler. (BB/BB)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN