Dr. Algan hamilelere ellerini sık sık sabunlu suyla yıkamalarını, bağışıklık sistemini güçlendirmek için taze meyve ve sebze yemelerini, aksıran, hapşıranlardan uzak durmalarını, grip belirtileri gösterdiklerinde derhal sağlık kurumuna gitmelerini öneriyor.
Aile hekimliği uzmanı Dr. Nazmi Algan, domuz gribinde anne adaylarının neden risk grubunda olduğunu şöyle açıklıyor: Virüslerden kaynaklanan hastalıkların, hamilelik döneminde etkili tedavisi mümkün değil. Bu hastalıklar, hormonal aktiviteyi etkiliyor. Ayrıca, doğacak çocuk açısından da önemli. Erken doğuma ya da çocuğun sağlığının olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor.
Aynı zamanda İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi de olan Algan'ın hamilelere hastalıktan korunmaları için önerileri şöyle.
1. Ellerinizi su ve sabunla sık sık yıkayın.
2. Taze meyve ve sebze yiyerek bağışıklık sisteminizi güçlendirin.
3. Aksıran, hapşıran kişilerin uzağında durun.
4. Yüksek ateş, halsizlik gibi gribal belirtiler gösterdiğinizde, hemen bir sağlık kurumuna başvurun. Genellikle üst solunum yolları enfeksiyonları, örneğin soğuk algınlığıyla, grip birbirine karıştırılır. Genellikle boynun yukarısına dair şikayetler, soğuk algınlığı göstergesidir. Ama eklemlerde ağrı, yüksek ateş, halsizlik gribe işaret eder.
Hamileliğin ilk aylarının daha hassas olduğunu, herhangi bir hastalık için ilaç da verilemediğini söyleyen Algan, hamilelerin bu süreçte domuz gribiyle ilgili aşırı kaygıdan da uzak durmasını öneriyor:
"Gereksiz kaygıya kapılmayın. Ama şikayetiniz olursa, umursamazlık da etmeyin. Dünya çapında bir salgından, pandemiden söz ediyoruz; ihmale gelmez."
Algan, domuz gribi için hamilelere yan etkileri düşürülmüş "adjuvansız" aşı yapılacağını, bunların siparişinin verildiğini ama Sağlık Bakanlığı'nın programına göre aşılamaya aralık ayında başlanabileceğini öğrendiklerini söyledi.
"Bence hamilelerin, çocukluk çağındaki çocukların aşı olması gerekiyor. Ama kimseye de zorla aşı yapılamaz. Bu aşının onlarca yıldır yapılan mevsimsel grip aşısından çok farkı da yok. Üretim teknolojisi, içeriği aynı. Sadece virüsle ilgili antikor kısmı değişiyor."
Algan'a göre Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "aşı olmayacağını" söylemesi iyi olmadı; zira aşıya ihtiyaç duyacak risk gruplarını kuşkuya düşürdü.
"Başbakan zaten risk grubunda değil. Aşıyı gerektiren bir durumu da yok. Ama çok fazla insan onun 'yaptırmayacağım' demesinden etkilenerek aşıdan vazgeçiyor. 'Demek Başbakan bir şey biliyor' diye düşünebiliyorlar. Bu aşıyı Almanya, Fransa, Kanada, Avustralya, Britanya uyguluyor. Hatta nüfusu 50 milyon olan Fransa 90 milyon doz sipariş verdi. İki kere aşılamayı hedefliyorlar." (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN