Modacı Şansal: Sunulan Bedenler Küçülürken Sömürülenler Şişmanlıyor

Modacı Barbaros Şansal'a göre anoreksiyadan daha tehlikelisi obezite. "0 beden"in sunumuyla ilgili ise "Hepsi pazarlama, reklam aldatmacası. Mısır korkuluklarına değil kadınlarına kıyafet dikiyoruz. Gerçek yaşamla ilgisi yok" diyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
23 Eylül 2008, Salı

Moda tasarımcısı Barbaros Şansal'a göre moda sektöründe küçülen bedenler tamamen pazarlama aldatmacası.

Sunulan ile kullanılan arasında çok büyük bir fark olduğunu söyleyen Şansal, "Hatta suni, organiği değiştirilmiş besinlerle beslenildiği için obezite tehlikesiyle karşı karşıyayız" diyor.

Şansal'a göre anoreksiya ve bulimia hastalıklarının genel sağlık sorunları içinde yüzdesi küçük.

İmaja değil, insanlara elbise dikiyoruz

Ayrıca bir tasarımcı olarak "0 beden"e karşı olduğunu ve hoş bulmadığını ifade eden Şansal zaten çalışma ortamlarında da "0 beden" mankenlerle bir araya gelmediklerini söylüyor.

"Biz mısır korkuluğuna kıyafet dikmiyoruz. Yuvarlak hatlarıyla kadına kıyafet dikiyoruz. Ama bir pazarlama unsuru olarak photoshop'larla, çeşitli taktiklerle dudaklar kalın, kaşlar kalkık falan gösteriliyor. Bir nevi afyonlama stratejisi."

Anoreksiya'dan hayatını kaybedenleri hatırlattığımız Şansal'ın bu konuda yorumu şöyle:

"Eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Televizyonlarda, reklamlarda nitelikli, düzgün bir şey gösterilmiyor. Tek tanrılı dinlerden gelen bir tanrıça, ikon yaratmaya çalışılıyor. Onlar hayatımıza 'ikoncanlar' olarak giriyor."

"Oysaki bence kadınlık göğüslü, kalçalı, yuvarlak hatlı olmak demek" diyen tasarımcı beden küçülmesinin ardında bir başkası olmaya çalışmanın yattığını düşünüyor ve herkesin kendine ait güzelliği olduğunun farkına varması gerektiğini savunuyor.

"Sonradan olmakla öyle doğmak arasındaki fark bu. Doğuştan zayıf birine de o zayıflığı yakıştırabiliriz."

Bedenler standart değil

Bu tarz sorunlara Sağlık Bakanlığı'nın el atması gerektiğini düşünen Şansal moda sektöründe çalışanlarında "0 beden"i tolere etmemesini istiyor.

"Bizim standart ölçü dediğimiz 86-64-94'tür. Bunun altındakileri tasvip etmiyoruz" diyen Şansal bir başka gerçeğe de dikkat çekiyor:

"Bir kere Türkiye'nin moda, tekstil konusunda bir standardı yok. Giysiler Avrupa ya da ABD bedeninde. Gerçekte Türkiye'de 42 beden olan birisi mağazadan aldığı 38 kıyafetin içine girebiliyor. Çünkü aslında o kıyafet 38 değil 42. Türkiye normlarına göre değil çünkü."

Firmaların neden küçük beden manken kullandığını sorduğumuz Şansal "Tabi ki bazı kıyafetler büyük bedende hoş durmayabilir. Ama sonuç olarak bunların hepsi reklam, pazarlama taktiği, Gerçek hayatla ilgileri yok ki" diye cevap veriyor.  (EZÖ/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN