"Devletin teşviki ve rızasıyla işlenen faili meçhul cinayetler, gözaltında kayıplar ve işkence suçları zamanaşımına uğruyor" diyen Tanal, bu suçlarda zamanaşımının kaldırılması için kanun teklifi verdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, faili meçhul cinayetler ile gözaltında kayıplarla ilgili suçların yargılamasında zamanaşımının kaldırılması için kanun teklifi verdi.
Tanal, dün Meclis'e sunduğu teklifin gerekçesini şöyle açıkladı:
"Bazı faili meçhul olaylar ve cinayetler aydınlatılamıyor, failler yakalanamıyor, öldürülenlerin kimlikleri tespit edilmeden defnediliyorlar. Ayrıca, bu olaylara ilişkin soruşturmaların yürütülmesinde gerekli özen gösterilmiyor ve suçlar zamanaşımına uğruyor."
Tanal, dilekçesinde, "faili meçhul cinayetlerle ilgili davaların zamanaşımına uğratılmasının, kişilik hakkı, yaşam hakkı, güvenlik ve özgürlük hakkı ile adil yargılama hakkının ihlali" olduğunu savundu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) "etkin soruşturma yapılmaması nedeniyle" Türkiye'nin birçok davada tazminata mahkum olduğu belirtildi. Dün açıklanan AİHM 2011 Yıllık Raporu'na göre, Türkiye 159 davayla geçen yıl hakkında en çok mahkumiyet kararı çıkan ülke oldu.
Kanun teklifinde, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 66. maddesine şu eklemenin yapılması öngörülüyor: "Faili meçhul suçlara, cinayetlere ve kayıplara ilişkin kamu davalarında zamanaşımı süresi uygulanmaz."
Tanal, TCK'nın 77. maddesinde "insanlığa karşı suçlarda" zamanaşımı kuralının işlemeyeceğini kabul edildiğini ancak "bu tanım dışında kalan ve devletin teşviki, rızası ve göz yumması sonucu gerçekleşen yargısız infazlar veya kayıp vakaları ile işkence suçlarının zamanaşımına tabi olmaya devam ettiğini" yazdı.
Diyarbakır'da İçkale'deki kazılarda bulunan kafatası sayısının 23 olmasının ardından 36 aile savcılığa başvurarak, kimlik tespiti yapılması ve faillerin soruşturulması talebinde bulunmuştu.
Diyarbakır'da 90'lı yıllarda Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi'nin (JİTEM) kullandığı bina ile Diyarbakır Kapalı Cezaevi ve Adliye Sarayı'nın bulunduğu Saraykapı'da 11 Ocak'ta başlayan kazılarda 23 kafatası ile insan kemikleri bulundu.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı'ndan (THİV) Coşkun Üsterci, "Kemikler JİTEM'in bahçesinde bulundu. Failler o kadar pervasızlar, hukukun kendilerine dokunmayacağına o kadar eminler ki cesetleri uzağa değil oraya gömüyorlar" dedi.
Gözaltında kaybedilen Ayhan Efeoğlu ile Ali Efeoğlu'yla ilgili yapılan soruşturma başvurusu, "zamanaşımı" nedeniyle reddedildi.
1994'te gözaltına alınan Ali ile 1992'de gözaltına alınan Ayhan Efeoğlu kardeşlerden bir daha haber alınamadı. Eski Özel Harekatçı Ayhan Çarkın Ayhan Efeoğlu'nun gözaltında kaybedildiğini itiraf etti.
İtirafın ardından, Efeoğlu kardeşlerle ilgili soruşturma talebiyle İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan başvuruda ise "zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer yok" cevabı alındı. (AS)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN