Tazminatı Devlet Değil İşkenceci Ödesin

CHP Milletvekili Özgündüz, caydırıcı olması için, işkence ve kötü muameleden dolayı AİHM'in tazminata hükmettiği durumlarda tazminatın işkenceci personel tarafından ödenmesini öngören teklifi TBMM'ye verdi.

Ankara - BİA Haber Merkezi
11 Ekim 2011, Salı

CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, TBMM Başkanlığı'na, Devlet Memurları Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi verdi. Teklif işkence suçlarından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde hüküm giyen personelin para cezasını kendisinin ödemesini öngörüyor.

Teklifin getirdiği düzenlemelere göre, işkence gibi gayri insani veya haysiyet kırıcı muamele suçları nedeniyle AİHM'in verdiği kararlar sonucunda devletin ödediği tazminatlar bu eylemlerden sorumlu personele ödettirilecek.
Türk Ceza Kanunu'nun 94, 95 ve 96'ncı maddelerinde yazılı işkence, zalimane, gayri insani ya da haysiyet kırıcı eylemlerden dolayı ceza yargılaması sonucu kesin hükümle mahkum olan kamu görevlilerine, mağdurun tedavi masrafları ile ödenen tüm tazminatların rücu edilmesi zorunlu tutulacak.

"Yönetimin takdiri" zorunluluğa dönüşecek

Özgündüz, AİHM'in verdiği tazminat kararlarının, bu eylemlerden sorumlu personelden geri alınması için 2002'deki girişimden söz etti. O yıl 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (DMK) "Kişilerin Uğradığı Zararlar" başlıklı 13. maddesinde değişiklik yapılarak işkence ve kötü muamelenin engellenmesi amaçlandığını belirtti.

Sözü edilen düzenlemede devletin, ödediği tazminatı personele yansıtması yönetimin takdirine bırakılıyor. Özgündüz'ün verdiği yeni teklifte ise caydırıcı olması için devletin ödeyeceği tazminatı personele rücu etmesi zorunlu olacak.

Yasak caydırıcı değil

Teklifin gerekçesinde, uluslararası insan hakları hukuku ve insancıl hukukun işkenceyi her koşulda yasaklamış olmasına dikkat çekiliyor ve bu yasaklamalara rağmen, dünya ülkelerinin yarısından fazlasında kötü muamele ve işkencenin sürdüğü vurgulanıyor.

Türkiye AİHM'de işkence ve kötü muamele nedeniyle birçok kez mahkum oldu ve tazminat ödemek zorunda kaldı. Sadece 2010'da, AİHM'den Türkiye aleyhine işkence ve kötü muameleyle ilgili olarak 32 karar çıktı. (YY)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN