1980'de gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır'ın ailesi İçişleri Bakanlığı'na tazminat için başvurdu. Kırbayır Ailesi'nin avukatı Eren Keskin, bakanlığın cevabı olumsuz olursa dava açacaklarını söyledi.
12 Eylül darbesinin ardından gözaltına alınıp, işkencede hayatını kaybeden Cemil Kırbayır'ın ailesi İçişleri Bakanlığı'na tazminat için başvurdu.
Kırbayır Ailesi'nin avukatı Eren Keskin bianet'e, Meclis Komisyonu'nun işkence yapıldığı ve gözaltında kaybedildiği doğrultusundaki raporu üzerine İçişleri Bakanlığı'na başvurma gereği hissettiklerini söyledi. "Açık bir kabul var burada. Biz de İçişleri Bakanlığı'na tazminat talebiyle başvurduk. Ya kabul edecekler, ki öyle olmasını diliyoruz, bir örnek olması açısından... Ya da kabul etmezlerse idare mahkemesine dava açacağız. Dava süreci, gerekirse bakanlığın vereceği cevaptan sonra başlayacak."
Cemil Kırbayır, Kars'ta, 12 Eylül 1980'de gözaltındayken kaybedilmişti. Ailesinin girişimleri yıllarca sonuçsuz kaldı. Onlarca yıl sonra, yeni girişimler sonucu yapılan araştırmada onca yıl boyunca savcılığın hiçbir soruşturma açmadığı ortaya çıktı. Hatta resmi makamların gözaltındayken kaçtığı iddiasına rağmen bu çerçevede de herhangi bir soruşturma başlatılmadığı belli oldu.
Başbakan'ın Cumartesi Anneleri'yle yaptığı toplantıda, Kırbayır'ın annesi 103 yaşındaki Berfo Ana'nın talebinin ardından Cemil Kırbayır'la ilgili olarak bir Meclis Komisyonu oluşturuldu. Komisyon, çalışmalarının sonunda Cemil Kırbayır'ın gözaltındayken onu sorgulayanlar tarafından öldürüldüğüne ve cesedinin yok edildiği yönünde kanaatleri oluştuğuna dair bir rapor yayınladı.
TBMM İnsan Hakları İnceleme Alt Komisyonu'nun raporu 25 Mayıs'ta yayınlandı. Rapora göre, Cemil Kırbayır, darbenin gerçekleşmesinden bir gün sonra, 13 Eylül'de evinden alındı ve önce 247. Piyade Alayı'na, bir hafta sonra da Kars Askeri Gözetimevi'ne gönderildi, 8 Ekim 1980'de işkencede öldürüldü.
Geçtiğimiz haziran ayında Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır da, Meclis Komisyonu'nun raporuna rağmen suçluların yakalanmadığını açıklamıştı. "Katiller aramızda dolaşıyor. Katillerin bir an önce yakalanmasını ve Cemil'in mezarının bize teslim edilmesini talep ediyoruz. Ortada artık 'faili meçhul' bir durum yok, öldürenler belli. Zaten faillerin kim olduğu 31 yıldır belliydi."
Komisyonun görevini yaptığını ve kimin, nasıl, nerede öldürdüğünü ortaya çıkardığını vurgulayan Mikail Kırbayır açıklamasında "artık yargıdan görevini yapmasını bekliyoruz" demişti. (YY)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN