Mardinkapı'da İki Kayıp İçin Mezarlar Açıldı

Gözaltında kaybedilen Yıldırım ve Kaya'nın bulunması için on mezar kazıldı. İHD avukatı Çelebi, kazılan mezarlardan çıkan tüm kemiklerin sadece iki kişiyle değil, diğer kayıp kişilerle de eşleştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Diyarbakır - BİA Haber Merkezi
24 Haziran 2011, Cuma

Gözaltında kaybedilen Fethi Yıldırım ve Haki Kaya'nın ailelerinin savcılığa başvurması üzerine Diyarbakır Mardinkapı'daki kimsesizler mezarlığı dün (23 Haziran) açıldı. On mezardan çıkarılan kemikler Adli Tıp'a gönderildi.

Diyarbakır'da 1994-1996 yılları arasında gözaltında kaybedilen Kaya ve Yıldırım'ın mezarlarının tespit edilmesi amacıyla, Abdülkadir Aygan'ın itirafları ve ailenin başvurusu üzerine Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nın kararıyla Mardinkapı mezarlığında kimsesizlere ait on mezar açıldı.

Mezarlar açılırken hazır bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) avukatlarından Serdar Çelebi, mezarların açılmasının hukuksal ve adli tıp sürecini bianet'e değerlendirdi. Çelebi, Adli Tıp'ın on kişinin kemikleri arasından Yıldırım ve Kaya'nın kemiklerinin tespitine yoğunlaşıp, diğer kemikleri kayıp kişilerle eşleştirmeye gitmemesini eleştirdi.

"Mezarların açılması sadece kimlik tespiti için yapıldı. Bu insanlar faili meçhul bir cinayete kurban gittiler. JİTEM tarafından öldürülmüşler, bunların otopsilerinin yapılıp ölüm sebeplerinin araştırılması gerekiyor. Bununda uluslararası sözleşmelerde tespit edilmiş biçimlere uygun yapılması gerekiyor ancak bunlara riayet edilmedi. Fethi Yıldırım veya Haki Kaya mı değil mi, bununla ilgileniliyor."

Ölüm sebepleri üzerinde durulmadığı, araştırmanın sadece kimlik tespitine dönük olduğunu belirten Çelebi "Kemiklerden örnek alınıp Adli Tıp'a gönderilmekle yetiniliyor. Ölüm sebeplerini araştırmaya dönük bir işlem yapılmıyor. Faili meçhul cinayete kurban gitmişse, bunlara ilişkin prosedürün uygulanması gerekiyor" dedi.

Adli tıp sürecinin sağlıklı işlemediğini ifade eden Çelebi "Adli tıp süreci yaklaşık altı ay sürüyor.  Kişiye ait mezar sadece Fethi Yıldırım ve Haki Kaya'nın ailesinin kan örnekleriyle karşılaştırılıyor. Ama diğer taraftan kaybı olan başka ailelerin kaybını bulmaya dönük bir çaba sarf edilmiyor" diye konuştu. (NK/ÇT/ŞA)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN