AİHM, Türkiye'ye, Bayrampaşa Cezaevi'ndeki Hayata Dönüş Operasyonu sırasında tutukluların yaşam hakkının ihlal edilip edilmediğini ve işkence iddialarını sordu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 19 Aralık 2000'de yapılan Hayata Dönüş Operasyonu Bayrampaşa Cezaevi ile ilgili dosyayı inceleyerek Türkiye'ye sorular gönderdi. Sorulardan biri, "Hayata Dönüş Operasyonu'nda bu kadar güç kullanmak gerekli miydi?" oldu.
AİHM, Bayrampaşa Cezaevi'nde yaşamını yitiren 12 kişiden 11'inin yakınlarının ve 22 mağdurun başvurusunu, geçen yıl, iç hukuk yollarının tükenmesini beklemeden kabul etmişti.
Mağdurlar, AİHM'e yaptıkları başvuruda şu ifadeleri kullanmıştı: "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) İkinci Maddesi'nde garanti altına alınan yaşam hakkımız ihlal edildi. Hem operasyon sırasında ve hem de başka cezaevlerine götürülürken işkenceye uğradık."
Mağdurlar, başvurularında, operasyonun gelişmesini aydınlatacak biçimde ciddi ve gerçek bir soruşturmanın yapılmamasından ve kendilerine karşı açılan ceza davasının adil olmamasından şikayet etti. Ayrıca, Bayrampaşa Cezaevi'nde operasyonu yürüten üst düzey görevlilere soruşturma açılmaması da şikayet konusu oldu.
Operasyon sonunda tutukluların dışarı çıkarılmasıyla görevli bin 460 jandarmaya kötü muamele iddiasıyla açılan dava, 23 haziran 2008'de zaman aşımıyla sonlanmıştı.
bianet'e konuşan Avukat Oya Aslan, bu soruların yalnızca mağdur başvurularını kapsadığını, yaşamını yitirenler adına yapılan başvuru için de ayrıca soruşturma yürütüldüğünü ve sorular hazırlandığını söyledi.
Bayrampaşa Cezaevi davası, operasyondan on yıl sonra açıldı. Davanın ilk duruşması 23 Kasım 2010'da görüldü.
Mahkeme, soruşturma sürecinde Türkiye'ye de sorular göndererek açıklama istedi. AİHM, şu sorulara yanıt istedi:
* Bayrampaşa Cezaevi'ndeki operasyonda yaşam hakkı ihlal edildi mi?
* Yaşam için risk taşıyan bir güç kullanmak kesinlikle gerekli miydi?
* Şiddet kullanmak zorunluysa, gerekli koruma sağlandı mı?
* Operasyonda ve başka cezaevlerine sevk sırasında işkence yapıldı mı?
* İç yetkililer tarafından yönetilen soruşturmalar "yaşam hakkı" gereklerine göre yerine getirildi mi?
* Tutuklular, şikayetlerini yazabilecekleri etkili bir iç başvuru hakkına sahip oldular mı?
* Tutuklulara açılan ceza davasının süresi "akla uygun süre içinde yargılama" koşuluna uydu mu? (AS/EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN