AİHM, gözaltındaki Ümit Gül'ün gözaltında işkence yapıldığı yönündeki şikayetlerini araştırmadığı gerekçesiyle Türkiye'yi 29 bin TL tazminat ödemeye mahkum etti. Avukat Aygün'a göre karar, savcıların işkence şikayetlerine kulak tıkadıklarının göstergesi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), TİKKO örgütüne yardım ve yataklık ettiği iddiasıyla yargılanan Ümit Gül'e işkence yaptığı ve onu adil yargılamadığı gerekçesiyle Türkiye'yi 13 bin avro (29 bin TL) manevi tazminata mahkum etti.
Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 3. maddesinde yasaklanan "işkence ve onur kırıcı muamele" yaptığı ve Gül'ün avukatına erişme hakkını kısıtladığı ve adil yargılama yaptığı suçlamalarından Türkiye'yi suçlu buldu.
Mahkeme, Gül Tunceli Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde gözaltındayken hekimlerce düzenlenen dört ayrı raporun Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) ve İstanbul Protokolü'nün standartlarına aykırılıklar içerdiğini tespit ediyor.
AİHM'in bu hekim raporlarının "güvenilir olmadığının" altını çizdiğini ifade eden hukukçu Hüseyin Aygün, kararda Gül'ün gözaltından çıktıktan sonra kötü muamele gördüğü yönündeki şikayetinin savcılarca önemsenmediği ve yaşanan 37 günlük gecikmede "doktor yüzü görmediğine" dikkat çekildiğine işaret etti.
Aygün, AİHM'in savcıların bu ilgisizliğini de "kötü muamele şikayetlerini görmezden gelme" olarak değerlendirdiğini kaydetti.
AİHM, Gül'ün yaralanmasının "devlet kurumlarının elindeyken gerçekleştiğini" tespit ettikten sonra uzun süre hükümetten "mantıklı bir açıklama" ve yanıt bekledi. Ancak hükümet, bu konuya yanıt vermedi.
Aygün'e göre Gül ile ilgili elde bulunan iki raporda, bu kişinin, işkence şikayetlerini ve kollarından asıldığı iddialarını doğruluyordu.
AİHM, "işkence ve insanlık dışı muamele görmeme hakkı"nın "hem devamlı, hem prosedürel ihalinin" söz konusu olduğuna hükmetti; emniyet ve hapishane sürecinde ciddi rahatsızlıklara yol açan işkence şikayetlerine savcıların gereken önem ve değeri vermediklerini vurguladı.
"Uzun bir süre boyunca yetkili otoriteler hiçbir şey yapmadı. Gözaltı ve hapishane sürecinde alınan tıbbi raporlardan şikayetin ciddiyetle incelenmesine kadar Hükümet gereken sorumluluklarını yerine getirmedi. Ümit Gül'ün işkence şikayetinin incelenmesi sırasında yaşananlar da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinin ihlâlidir."
İşkence şikayetini inceleyen yetkilinin bir polis şefinin olması, kötü muameleyi yapan polislerin hiyerarşik amirinin soruşturma yürütmesinin yetkilendirilmesinin ise Valice gerçekleştirilmesinin de "bağımsız, adil ve etkili soruşturma yürütülmediğinin göstergesi" olduğu kaydedildi. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN