İnsan Hakları Derneği, Mardin'deki katliamın koruculuğun kalkması gerektiğini kanıtladığını açıkladı; koruculuğun devamında ısrarın, şiddet politikalarında da ısrar olduğunu söyledi.
Bugün, koruculuk sisteminin neden olduğu insan hakları ihlalleriyle ilgili raporunu açıklayan İnsan Hakları Derneği'ne (İHD) göre, koruculuk sistemi artık kalkmalı.
Dernek, bu hafta başında Mardin'de 44 kişinin öldürüldüğü saldırının, koruculuk sisteminin kaldırılması gereğini kanıtlar nitelikte olduğunu savunuyor.
İHD'nin çıkardığı bilançoya göre, koruculuk sistemi nedeniyle 17 yılda 183 ölüm, 50 infaz, 562 işkence, 14 köy yakma, 38 köy boşaltma, 294 silahlı saldırı gerçekleşti. Bu rakamlara, Mardin'de yaşananlar dahil değil.
Geçici köy koruculuğu, 26 Mart 1985'teki, 3175 sayılı kanunla kabul edilmişti. Daha sonra, 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74. maddesine eklerle de düzenlemeler yapılmıştı. İHD, yasaya göre koruculuğun "olağanüstü hal (OHAL) ilanını gerektirecek sebeplere bağlı olarak şiddet hareketlerinin köyde veya çevresinde artması" şartına bağlı olduğunu anımsatıyor. "Yasal olarak OHAL kalktığından, bu sistemin de kalkması gerekmektedir" diyor.
"Geçici köy koruculuğunun devamında ısrar şiddet politikalarının devamında ısrar anlamına gelecektir" diyen İHD'nin koruculuğun kaldırılması için saydığı diğer nedenler şöyle:
Sorumlulukları yok: Güvenlik kuvvetleri için belirlenmiş görev, sorumluluklar ve yaptırımlar korucular için öngörülmemiştir. Bu durum başlı başına bir asayiş sorunu haline geldi.
Kürt sorunu: Kürt sorununda şiddet politikasının devamında önemli bir araç olarak geçici köy koruculuğu kullanılmıştır. Kürt sorununda barışçıl politikaların uygulanabilmesi için bu sistemin kaldırılması gerekir.
Şiddet kültürü: Geçici köy korucusu bulunduran köylerde şiddete dayalı bir kültür oluşmuştur. Bu kültürün etkileri giderek Türkiye'ye yayılmaktadır.
Cezasızlık: Devletin uyguladığı cezasızlık politikasından korucular da yararlanmıştır. Suç işleyenlere karşı etkili ve yeterli soruşturma ve kovuşturma yapılamamıştır.
Korucular ötekileşti: Kürtlerin çoğunluğu içerisinde geçici köy korucuları adeta ötekileştirilmiştir. Bu durum ileride ağır travmaların yaşanmasına sebep olabilir.
Köye dönüşe engel: Boşaltılan köylere geri dönüşün önündeki en önemli engellerden biri de geçici köy koruculuğudur.
İHD, devlet içindeki yasadışı yapılanmaların korucuları birçok olayda kullandığına dair kuvvetli iddialar olduğunu da anımsatarak JİTEM-geçici köy koruculuğu arasındaki gizli ilişkilerin açığa çıkarılmasını istedi. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN