İHD Gözaltında Kayıplar Komisyonu ve kayıp yakınları, 14 Mart Tıp Bayramı'nda, Ankara Sağlık-Sen kurucusu Ayşenur Şimşek ile kaybedilen Diyarbakırlı doktor Recai Aydın'ı andı; dosyalarının Ergenekon davasıyla birleştirilmesini isteyeceklerini açıkladı.
İstanbul
Beyoğlu'ndaki Galatasaray Meydanı'nda siyasi nedenlerle kaybedilen yakınlarını
devletten isteyen Cumartesi Anneleri ve İnsanları, oturma eylemlerinin
207'incisinde, eczacı ve Ankara Sağlık-Sen kurucusu Ayşenur Şimşek'le
Diyarbakır Çınar Sağlık Ocağı çalışanı Recai Aydın'ın öldürülmesinde sorumluluğu olanların yargılanmasını istedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu ve kayıp yakınları, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla bu hafta eczacı Şimşek'i andı. Şimşek , 24 Ocak 1995'te gözaltında alındıktan sonra, kamu makamları "bizde yok" demiş, işkence edilmiş bedeni 78 gün sonra Gölbaşı'nda bir mezarda bulunmuştu.
Eylemde anılan ve Şimşek gibi faillerinin bulunması istenen diğer bir sağlık görevlisi de, 2 Temmuz 1994'te Diyarbakır'daki evinden çalıştığı sağlık ocağına aracıyla giderken bir daha kendisinden haber alınamayan doktor Aydın oldu.
İHD ve kayıp yakınları, Şimşek ve Aydın'ın dosyalarının da, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Silivri'de ele aldığı Ergenekon davası kapsamına alınması için hukuki girişim başlatacaklarını açıkladı.
"Failleri Belli, Kayıplar Nerede?" afişinin önünde ve yağmur altında yakınlarının akıbetinin ve devletin sorumluluğunun tam olarak ortaya çıkarılması için oturma eylemi yapan 50'yi aşkın kayıp yakını, basın açıklamasıyla, "Ölüm kuyularının, toplu mezarların faillerinin, onları koruyan kollayan tüm yetkililerin yargılanmasını istiyoruz" mesajı verdiler.
"Diyarbakır'daki Suriçi'ndeki JİTEM binasının arkasındaki höyükten başlayarak JİTEM işkencehanelerinin bulunduğu alanların kazılmasını, Silopi Başköy'deki kimsesizler mezarlığından başlayarak, tüm toplu mezarların açılmasını, kazıların sivil toplum örgütü temsilcileri, avukatlar, antropolog ve arkeologların da bulunduğu bağımsız Adli Tıp ekiplerince gerçekleştirilmesini istiyoruz."
İnsan hakları savunucuları hukukçu Ayşe Batumlu, dansçı Zeynep Tanbay, Filiz Karakuş, Yusuf Çetin, Atilla Tuygan ve Eskişehir'den Barış Meclisi'nin 30 üyesinin de destek verdiği eylemde, kaybedilmelerin yaşandığı dönemde sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Tansu Çiller, İçişleri Bakanları Mehmet Gazioğlu, Nahit Menteşe, İsmet Sezgin, Adalet Bakanları Mehmet Moğultay ve Seyfi Oktay, Emniyet Genel Müdürleri Mehmet Ağar ve Yılmaz Ergün ve Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in yargı önüne çıkarılması talep edildi. (EÖ/TK)
Mehmet Ağar , Tansu Çiller , Süleyman Demirel , Cumartesi Anneleri/İnsanları , Ayşenur Şimşek , Recai Aydın , Mehmet Gazioğlu , Nahit Menteşe , İsmet Sezgin , Mehmet Moğultay , Seyfi Oktay , Yılmaz Ergün , Doğan Güreş

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN