Sağlık Müdürlüğü'nün oluşturduğu kurul bir gecede 13 bebeğin ölümü için "Damar içi beslenme sıvılarıyla bulaşan bir salgınla karşı karşıyayız" dedi. Sağlık meslek örgütleri Tabipler Birliği'nin içinde olduğu bir araştırma istiyor.
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'nün oluşturduğu dört kişilik bilim kurulu, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki bebek ölümlerinin enfeksiyon nedeniyle gerçekleştiğini açıkladı.
Kurul "Damar içi beslenme sıvılarıyla bulaşan bir salgınla karşı karşıyayız. Daha ileri incelemeler sonucu daha kesin sonuçlara ulaşıp bunları Sağlık Bakanlığı’na sunacağız" derken hastanenin altyapısının yeterli olduğunu gözlemlediklerini bildirdi.
Hastanede aynı gece içinde 13 prematüre ve immatüre bebek ölmüştü.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi Dr. Zeki Gül yenidoğan ünitelerindeki bebeklerin ölüm risklerinin yüksek olmasına karşın ölümlerin aynı zaman diliminde gerçekleşmesinin olağandışı olduğunu söyledi.
İlk akla gelen nedenin hastane enfeksiyonu olduğunu dile getiren Gül, hükümetin sağlıkta dönüşüm programıyla hastanelerin temizlik işlerinin taşeronlara devredildiğini, bununda da özellikle yenidoğan ünitelerindeki temizlik ve dezenfeksiyon sorunlarını artırdığını belirtti.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubesi'yle Pratisyen Hekimleri Derneği temsilcileri de TTB'nin daha önce yenidoğan üniteleriyle ilgili hazırladığı raporu anımsatarak Sağlık Bakanlığı'nın bu bilgileri dikkate almasını, ayrıca Tepecik Hastanesi'nde içinde TTB'nin de olduğu bir heyetin araştırma yapmasını istedi.
Adli Tıp Kurumu'nun önünde bebeğinin cesedini almak için bekleyen baba Musa Yaylak, "Ölüm nedeniyle ilgili önce bir şey söylemediler, sonra öğrendik ki hastane mikrobuymuş. Cinayet bürosuna gittim, olayla ilgili ifade verdim. Başkalarının da başına benzer olay gelmesin diye şikâyetçi oldum. Diğer bebeğim hastanede. Başka hastaneye götürmek istiyorum ama enfeksiyon nedeniyle kabul etmezler diye alamıyorum. Hayatından endişe ediyorum bebeğimin" dedi.
17 günlük bebeklerini kaybettiklerini anlatan Suat Özcan, “Eşim Habibe yüksek tansiyon hastası. Risk alarak hamile kalmıştı. 7 aylık hamileyken sezaryenle doğum yaptı. Eşimin sağlık durumu nedeniyle bizim ilk ve son bebek şansımızdı. Nasıl böyle bir ihmal olabilir. Şikayetçiyiz” diye konuştu.
Anne Nazife Akman da eylül ayında doğduğu için bebeklerinin adını Eylül koymayı planladıklarını söyledi; “Bebeğimizin ciğerleri normal gelişmediği için hastanede tedavi görüyordu. Durumunu sormak için hastaneyi aradık, öldüğünü öğrendik. Çok üzgünüz” dedi. (TK/EÜ)
* Bu haberde İzmir Demokrat Radyo'dan yararlandık.
BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN