Taş ocakları Antalya’daki Kurşunlu şelalesinin çevresindeki ormanları yok edince sular kurudu. TTDK ve civar köylüleri taş ocağının kapanmasını, kuruyan ormanlık alanın ağaçlandırılmasını ve madencilik yasasının değişmesini talep ediyor.
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTDK) Antalya Şubesi ve Kurşunlu, Güloluk ve Yeşil Karaman Derneği Köylüleri yaptıkları ortak açıklamada Kurşunlu Şelalesi'nin de kuruma tehdidiyle karşı karşıya olduğunu söylediler.
Dernek ve köylülerin açıkladığı bilgiye göre Kurşunlu Şelalesinin çevresinde Kurşunlu, Yeşil Karaman ve Güloluk Köyü Sınırlarında bulunan 950 dönümlük Kızılçam ormanında taş ocağı nedeniyle orman kıyımı oldu ve de su havzasının tahribiyle sular kurudu.
Taş ocağının Kurşunlu şelalesine yakınlığı yaklaşık 10 km ve Kurşunlu şelalesine giden su kaynağının ana noktası.
Bu gelişmeye göre olası etkilerini TTDK ve köylüler şöyle sıralıyor:
"Kuruyan sular Güloluk köyünün ve kurşunlu köyünün içme suyu kaynakları, tarım alanları da sulanamayacak ve köylülerin geçim kaynağı kalmayacak. Yer altı suları da kurumaya başladığı için köylülerin açtırdığı sondajlar daha da aşağılara indi."
Bu kadarla sınırlı değil. Kurşunlu ormanları içinde çalışan taş ocağının son bir yıl içinde en az 15 kez patlattığı ve haftada bir köylülerin tüm şikayetlerine rağmen kaçak patlattığı dinamitler yüzünden ve yine taş ocağının yer altı sularını kullandığı üç adet kuyu nedeniyle yer altı suları iyice aşağıya inip azaldı.
TTDK "Doğaya verdiği zararlar bilindiği halde kapatılmayan taş ocağının sadece o işletmeciye kar sağlayan bir işletme olması ve binlerce köylüye zarar vermesi nedeniyle de adalet duygularını zedelediği ortada" diyor ve küresel ısınmaya dikkat çekiyor:
"Küresel ısınmanın yüzde 49’u enerji kullanımından, yüzde 24 ‘ü endüstrileşmeden, yüzde 13'ü tarımdan, yüzde 14’ü ise ormansızlaşmadan kaynaklı yükseliyor."
Dernek ve köylülerin talebi Kurşunlu ormanları arasında kalan son su kaynaklarının korunması için taş ocağının acilen kapatılması, kuruyan ormanlık alanın yeniden ağaçlandırılması, Madencilik yasasının da bütün bu uygulamaları engelleyecek nitelikte değiştirilmesi.(EZÖ)
Susuzluk , küresel ısınma , taş ocağı , orman

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN