Yerinden Edilen Çocuklar Anlatıyor

Başak Vakfı'nın atölyelerine katılan 10 yaşındaki Mizgin "İlk önce ev bulamadık, sonra ev bulduğumuzda yıkmak istediler" diyor, şimdi "folklor oynamayı" çok seviyor. 12 yaşındaki Hatice konservatuarda halk oyunlarına girmek istiyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
05 Mart 2008, Çarşamba

Başak Vakfı'nda çocuklarla resim atölyesi... Mizgin Orhan 10 yaşında. Hatice Öncü 12. İkisi de Mardin'den İstanbul'a gelmişler. Ülke içinde yerinden edilen çocuklarla ve gençlerle çalışan Başak Kültür ve Sanat Vakfı'nın atölyelerine katılıyorlar. Ayşe Tepe, Mizgin Orhan ve Hatice Öncü'yle konuştu.

Mizgin Orhan: İstanbul'a gelince Mardin'i, Mardin'e gidince İstanbul'u özlüyorum

Mizgin Orhan İstanbul'u sevdiğini söylüyor. "İstanbul’u sevdim, orayı de sevdim. İstanbul’a gelince orayı, oraya gidince burayı özlüyorum."

Geldiklerinde yaşadıkları sorunları şöyle anlatıyor: "İlk önce ev bulamadık, ondan sonra ev bulduğumuzda evimizi yıkmak istediler.

"Ben diğer çocuklar gibi dışarıda oynayamıyordum, annem korkuyordu, bizi dışarı bırakmak istemiyordu. Kötülük gelmesin diye bize...

"Herkesin güzel defter kalemi ayakkabısı vardı bizim yoktu. Biz fakirdik."

"Hatice geldi, Mizgin'i de götüreyim mi, dedi"

Başak Vakfı'nda "çok güzel şeyler" öğrendiğini anlatıyor.

"Çok eğitici bir vakıf. Eskiden bilmiyordum vakfın olduğunu. İlk taşındığımız gün Hatice geldi. Sonra dedi ki, 'Mizgin’i de götüreyim mi?'  Annem de 'Götür' dedi . Hatice’yle gittik. Ondan sonra bayağı bir alıştım, sonra çok sevdim ve hep oraya gitmek istedim. Gidiyorum.

"Mesela folklor oyunlarını hiç bilmiyordum. Esra hocam ve Derya hocam sayesinde öğrendim. Simdi istediğim zaman oynuyorum. Oynamayı çok seviyorum. Güzel oynuyorum."

Hatice Öncü: Kötü davranmıyorlardı, ama alay ediyorlardı şivemle

Hatice Öncü de hem Mardin'i özlüyor, hem de İstanbul'u sevmiş.

O da İstanbul'a geldiklerinde yaşadığı sorunları şöyle anlatıyor:

"İlk önce evde Kürt olduğumu için ve Türkçe'yi iyi konuşmadığım için sorun yaşadım. Komşularla konuşamıyorduk, bakkaldan bir şey almaya giderken onun ne olduğunu söyleyemiyordum, sorun yaşıyordum.

"Okulda arkadaşlık kuramıyordum. Kötü davranmıyorlardı, ama alay ediyorlardı şivemle."

Vakıf'ta folklor, bağlama ve solfej eğitimi alıyor.

"Bunları güzelce bilirsem, lisede güzel sanatlara giderim. Bir de, konservatuarda halk oyunları okumak istiyorum. Bunlar şimdiden geleceğe hazırlıktır. Bunu da Başak hazırlıyor. Anamız babamız gibi oradaki herkes." (AT/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN