Tutuklu vekiller nedeniyle yaşanan Meclis krizinde bir umut ışığı: Sapanca’da Adalet Bakanlığı’nın çağrısıyla toplananlar “CMK’nın 100’üncü maddesi değişmeli” dedi.
''Tutuklu milletvekilleri'' krizine çözüm için bir umut doğdu: Adalet Bakanlığı'nın düzenlediği ve bakanlık yetkilileri, hukukçu akademisyenler ve Yargıtay üyelerinin katıldığı toplantının ana konusu Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 100. maddesiydi. Yani, tahliyelerin önündeki en büyük engel.
CMK 100. madde, "Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar", "Devletin güvenliğine karşı suçlar" gibi suçlarla ilgili düzenleme getiriyor.
Adalet Bakanlığı tarafından, Sapanca'da düzenlenen toplantıda tutuklu vekillerin durumu ayrıntılarıyla tartışıldı. Konuşmaların sonucunda, milletvekillerinin tahliye olmalarına engel teşkil eden Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin değiştirilmesi gerektiğine ilişkin konsensüs sağlandı.
Sabah gazetesinin haberine göre; toplantıya Kanunlar Genel Müdürü Yüksel Hız, Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Erdoğan, Ceza Hukukçuları Prof. Dr. İzzet Özgenç, Prof. Dr. Cumhur Şahin, Prof. Dr. Bahri Öztürk, Prof. Dr. Veli Özer Özbek, Doç. Dr. Mahmut Koca, Doç. Dr. Recep Gülşen, Yard. Doç. Dr İlhan Üzülmez ve Yard. Doç Dr. Ali İhsan Erdağ katıldı. Yargıtay da toplantıya üç temsilci gönderdi.
Tutuklamaların en büyük gerekçelerinden biri de "kaçma ve delil karartma" şüphesi. Suiistimale açık olan bu gerekçenin için de "somut delile dayandırılması zorunluluğu" olması gerektiği sonucuna varıldı.
KCK, Ergenekon ve Balyoz davalarına bakan mahkemeler, maddeyi referans alarak 'suçun vasıf ve mahiyeti, delillerin henüz toplanmamış olması' ve vekillerin 'kaçma şüpheleri' gerekçesini sunarak, tahliye taleplerini reddetmişti.
Sapanca'daki toplantıdan iki öneri çıktı:
* CMK 100. maddesi yeniden düzenlenmeli.
* CMK'nın 100. maddesinin 3. fıkrasında sayılan suçlar tek başına tutuklama nedeni sayılmamalı. Matbu gerekçelerle tutuklama kararı verilememeli ya da tutuklama talepleri aynı şekilde 'suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, sanığın kaçma ve delil karartma şüphesi' gibi matbu gerekçelerle reddedilememeli. Bu konuda hakimlere verilen inisiyatif kanunla kısıtlanmalı.
Aslında bu toplantı, vekil krizi ortaya çıkmasa da yapılacaktı. Yargıya ilişkin sorunların 30 konu başlığı altında incelendiği toplantının raporları Adalet Bakanlığı'na sunulacak. (IC/ŞA)
(Fotoğraftaki: Şırnak milletvekili, tutuklu KCK davası sanığı Faysal Sarıyıldız)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN