"Bölgede Hayat Zaten Çok Dilli, Sıra Resmi Kurumlarda"

KAMER Vakfı'ndan Akkoç ve VAKAD'dan Akgökçe, "Sokakta ve evlerde hayat zaten çok dilli. Kamu kurumlarındaki tek dil dayatma ise kadınların haklarını kullanabilmesinin önündeki en büyük engel" diyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
16 Aralık 2010, Perşembe

KAMER Vakfı'ndan Nebahat Akkoç ve Van Kadın Derneği'nden Zozan Özgökçe, "Çok dilli bir hayat hem bir zorunluluk hem de haktır" diyor; kadınların sosyal yaşama katılabilmesi için çok dilliliğin önemini vurguluyor.

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "İki dilli hayata geçiyoruz" şeklindeki açıklamasını değerlendiren  Akkoç ve Özgökçe'ye göre, bölgede zaten çok dilli bir hayat sürüp gidiyor. Resmi kurumlarda ise Türkçe dayatması var. Bu dayatma kadınların kamu hizmetlerinden faydalanabilmesinin önündeki en büyük engel.

Akkoç, vatandaşların anadillerini kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını istiyor. Ökgökçe ise anadili Kürtçe olan pek çok kişinin Kürtçe okur yazar olmadığını hatırlatıyor, anadilinde eğitimin önemine dikkat çekiyor:

Akkoç: Kadınların yüzde 38'i Türkçe konuşamıyor

"Bütün vatandaşların hizmetlerden eşit yararlanması için resmi dairelerde, özellikle de karakollarda, adliyelerde, hastanelerde, sosyal hizmet il müdürlüklerinde yerel dilleri bilen personel çalışması gerekiyor.

Kadınlar 'dil'den kaynaklanan iletişimsizlik nedeniyle haklarından habersiz kalıyorlar, kamu hizmetlerine erişemiyor. Merkezlerimize başvuran kadınların yüzde 55'i okuryazar değil, yüzde 38'i Türkçe konuşamıyor.

Faaliyet gösterdiğimiz tüm illerde oranın yerel dilini bilen arkadaşlarımızla çalışıyoruz. Vakfımıza gelen kadınlara refakat ediyor, onlara tercümanlık yapıyoruz.

Ancak fiili durumun resmileşmesi, tatmin edici yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekiyor. İnsanın kendisini doğru biçimde ifade edebilmesi, çevresiyle iletişim kurabilmesi, hayatını yardımsız idame ettirebilmesi bir insan hakkıdır."

Özgökçe: Derneğimizde dört dil konuşuluyor

"Derneğimizde Farsça, Kürtçe, Türkçe ve İngilizce konuşuluyor. Broşürlerimizde ve kitapçıklarımızda da bu dilleri kullanıyoruz. Sokakta, pazarda, evlerde iki dilli de değil, çok dilli bir hayat var.

Kamusal alandaki tek dayatması kadınların vatandaşlık haklarından ve kamusal hizmetlerden faydalanmasını engelliyor.

Türkçe bilmeyen kadınlara derdini anlatamadığı için yanlış ilaç verilebiliyor. Pek çok kadın, sorunlarını bir tercümana anlatmak istemediğinden psikolojik destek alamıyor. Bir Kürt başvurucumuz, dokuz kez dava açma girişiminde bulundu. Türkçesi yetersiz olduğundan her seferinde başvurusu geri çevrildi. Sonunda tercümanlığımızla davasını açabildi.

Türkiye'de Kürt kadınlarını "Türkçe bilmeyen kadınlar" diye adlandırma eğilimi var. Türkçe bilmemesi kadının eksikliği gibi algılanıyor. Bu, Kürt kadınlarını ikincil bir konuma sokuyor.

Kürtler kendi dillerini konuşabilmeli, okuyup yazabilmeli, dilini farklı araçlarla farklı alanlarda geliştirebilmeli. Sosyal yaşamla ilgili tıkanıklığın aşılabilmesi için Kürt kültürü ve diliyle bir yaşam modeli oluşturulmalı. Başka bir dil, başka bir algı, düşünce biçimi, hayal gücü ve kültür de demek. Bu gerçeği yok saymak, gerçekçi değil."(BB)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN