Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 30 bini aşkın kişinin imza verdiği "Ermenilerden Özür Diliyorum" kampanyasında suç unsuru bulunmadığına karar verdi. Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi, bu karara uyarsa, imzacılara dava açılmayacak.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 1915 olayları nedeniyle bir grup aydının başlattığı ve zamanla 30 bini aşkın kişinin destek verdiği "Ermenilerden Özür Diliyorum" kampanyasında suç unsuru bulunmadığına hükmetti.
Aralık 2008'de başlatılan kampanya, gazeteci Ali Bayramoğlu, profesörler Baskın Oran ve Ahmet İnsel, Dr. Cengiz Aktar ve toplumun çok çeşitli kesimlerinden rağbet görmüştü.
Kampanyayla Ermeni toplumuna, "1915'te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı büyük felaket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi adıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum" mesajı gönderilmişti.
Kampanyaya ilgili suç duyurusu yapılması üzerine Ceza Yasası'nın (TCK) 301. maddesinden soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Savcısı Abdulvahap Yaren, "Demokratik toplumlarda karşıt fikirlerin de düşünce özgürlüğü çerçevesinde koruma altında olduğu" tespitiyle girişimi düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirmiş ve takipsizlik kararı vermişti.
Şikayeti Ankara'da yaşayan Hasan Hüseyin Satır, Sabahat Özgür, Mehmet İnal Kolburan, Hüseyin Erdoğan, Serdar Orhaner ve Kürşat Karacabey yapmışlardı. Bu kişiler, hazırladıkları ortak dilekçeyle kampanyayı düzenleyenlerin ve bildiriye imza atanların, "Türk milletini alenen aşağılama" suçu kapsamında cezalandırılmalarını istemişlerdi.
Ancak yapılan itiraz üzerine Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi "takipsizlik" kararını kaldırarak, kampanyanın "Türklüğü alenen aşağılama" suçunu oluşturup oluşturmadığına mahkemenin karar vermesi belirtti. Mahkeme, şüpheliler hakkında soruşturma açılması için dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.
Savcı Yaren ise verdiği takipsizlik kararında direndi. Yaren, Adalet Bakanlığı'nın mahkeme kararının kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay'a başvurmasını istedi.
Bunun üzerine dosya Yargıtay 9. Ceza Dairesi'ne geldi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı tebliğnamede Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararının bozulmasını istedi.
Radikal gazetesinden Mesut Hasan Benli'ye göre Daire, kararında suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen kişilerin yerel mahkeme kararına itirazlarının mümkün olmadığı belirtildi.
Yargıtay'ın bu kararının ardından dosya Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkeme Yargıtay kararına uyarsa, kampanyayı düzenleyenlere dava açılmayacak. Mahkemenin kararında ısrar etmesi durumunda dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gidecek. Dosyaya ilişkin son kararı kurul verecek. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN