2. Mezopotamya Sosyal Forumu, Gençlik, Ekoloji, Dil, Kadını Çadırları ile Dünya Çapında Halkların Kollektif Hakları Ağı'nın hazırladıkları sonuç bildirgelerini okumasıyla sona erdi.
21-25 Eylül tarihleri arasında "Wê Azadî Bı Serkeve" (Özgürlük kazanacak) sloganıyla Diyarbakır'da gerçekleştirilen 2. Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF) dün (25 Eylül) sona erdi.
250 kurum, inisiyatif ve oluşumun yer aldığı forumda, dünyanın birçok yerinden yaklaşık 2 bin katılımcı yer aldı.
Gençlik, Ekoloji, Dil, Kadını Çadırları ile Dünya Çapında Halkların Kollektif Hakları Ağı ayrı ayrı hazırladıkları sonuç bildirgelerini okudu.
Gençlik Çadırı bildirgesinde, tecrit koşullarında tutulan PKK lideri Abdullah Öcalan ile diğer devrimci tutsakların serbest bırakılması istenerek, egemen devletlerin ordularının haksız ve kirli savaşına gençliğin katılmayarak, zorunlu askerliğe karşı durması gerektiği belirtildi.
Ekoloji Çadırı bildirgesinde ise, Türkiye sınırları içindeki Karadeniz, Mezopotamya ve Anadolu; Ortadoğu boyutunda ise Türkiye, İran ve Irak'ta kentler ve kırsalda suyun özelleştirilmesine karşı yürütülen mücadelelerin ortaklaştırılması gerektiği vurgulandı. Mezopotamya'da bir ekoloji hareketi kurulma çalışmalarının sonuca bağlanma kararının alındığına vurgu yapılan bildirgede, yine İran ve Irak'tan gelen çok sayıda aktivistlerle "Ekopotamya" isimli su konulu bir ağda yürütülebilecek faaliyetlerin tartışıldığı belirtildi.
Dil Çadırı bildirgesinde, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığı, kültürel sürekliliği sağlayan ve bireyin kendisini değerli kılan en önemli araç olduğuna dikkat çekildi. Anadil eğitiminin temel insan hakkı olduğuna vurgu yapılan bildirgede, bu hakkın ihlalinin kültürel soykırım olduğu ve kabul edilemeyeceğine vurgu yapıldı.Tüm asimilasyonist politikaların terk edilmesinin istendiği bildirgede, her anadilin eğitim sürecinin bütün aşamalarında ve kamusal işlemlerde kullanılmasının garanti altına alınması istendi.
Dünya Çapında Halkların Kollektif Hakları Ağı bildirgesinde , Kürt halkının mücadelesiyle dayanışma içinde olunacağı belirtilerek, Katalonya, Pais Valencia, Galiza, Euskal Herria, Filistin, Cornwall, Brötonya ve diğer yerli halkların ve Amazig halkının örgütleri olarak, MSF'de demokratik öz yönetim deneyimlerini paylaştıkları belirtildi.
Kadın bildirgesinde, kadın kırımına karşı çeşitli etkinlikler ve kampanyalar yürüten kadın çevrelerine destek vermek ve BM "Soykırım" tanımına kadın kırımının da bir insanlık suçu olduğu ibaresi eklenerek Jinosid, Feminisid, Femili gendersid kavramlarının kullanımı için gerekli tüm girişimler başlatılması gerektiği belirtildi.
Forum, sonuç bildirgelerinin okunmasının ardından sona erdi. (MSF/NV)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN