2. Mezopotamya Sosyal Forumu, "Türkiye'de Yeni Çocukluğun Kurucuları: Kürt Çocukları ve TMK" oturumunda konuşan TMK mağduru Enes Baran, "Öğretmenim sesleniyordu adımı bilmiyordum çünkü ailem hep Kürtçe sesleniyordu" dedi.
2. Mezopotamya Sosyal Forumu (MSF) etkinlikleri kapsamında "Türkiye'de Yeni Çocukluğun Kurucuları: Kürt Çocukları ve TMK" oturumuna, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi hukukçularından Gulan Çağın Kaleli, Hacetepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırma Görevlisi Sedat Yağcıoğlu, Sarmaşık Derneği 'nden Sosyolog Müge Tuzcuoğlu ve Teörle Mücadele Kanunu (TMK) mağduru Enes Ata Baran konuşmacı olarak katıldı.
Baran, "Köyden kentte zorla göç ettirildik. Okula gittiğimde bile kendi kimliğimi tanımıyordum. Öğretmenim bana sesleniyordu ben adımı bilmiyordum. Adımın Enes olduğunu çok sonradan öğrendim çünkü ailem bana hep Kürtçe sesleniyordu. Bize taş atıyorlar diyorlar, bu toplumsal bir vicdandır. Devletin önümüze getirdiği tek şey fuhuş ve esrardır" şeklinde konuştu.
Baran, kendisinin sekiz ay cezaevinde kaldığını belirterek kendilerine "okul okuyun" diyenlerin okul okumalarına da müsade etmediklerini kaydetti.
"Cezaevinde milli eğitime başvurduk okul okumak için fakat sınava girmemize de izin vermediler sınıfta kaldık. Mustafa Malçok gibi yoldaşlar neden bedenlerini ateşe verdi. Okula gidiyor sorun var, ailede sorun var, sokakta sorun var."
Kaleli, Türkiye'nin Cenevre Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni imzaladığını fakat anadilde eğitim maddesine çekince koyduğunu hatırlattı.
"Çocuk hakları konusunda genel çekincelerle, sözleşme kesilip biçilmiştir. TMK kanununda da değişiklikler yapıldı ancak örgüte üye olan veya olmayan herkes aynı maddeden yargılanıyor ve suçlanıyor."
Yağcıoğlu da, TMK mağduru ve taş atan çocuklar olarak adlandırılan çocuklarla konuşulduğu vakit çocukların daha iyi anlaşıldığını söyleyerek her iki kavramı da kabul etmediğini belirtti.
"Kürt çocuklarının Türkiye de yeni bir çocukluk yarattığını idüşünüyorum. Özgürlükçü çocuğu yarattılar. Çünkü çocuğa ait olmadığın düşündüğümüz her alanda çocuklar kendilerini var ederek karşımıza çıktılar."
Tuzcuoğlu, hergün andımızın okutulduğu ve çocukların başarılı birer bireyler olmalarının beklendiği okulların da çocukları için işkencenin parçalarından biri olduğunu söyledi. (MSF/NV)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN