Tuzla'nın "Taşkın" Polislerine Yargı Yolu Açıldı

Başbakan ile rektörler arasında Dolmabahçe'de geçen aralık ayında yapılan görüşmeyi Tuzla'da protesto eden gençlerden birinin darp edilmesi ve burnunun kırılmasıyla sonuçlanan müdahaleye karıştığı iddia edilen 23 polis memuru hakkında dava açılabilecek.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
26 Mayıs 2011, Perşembe

Yerlerde sürüklenen bir kadının karnındaki bebeği kaybetmesiyle medyanın gündemine yerleşen Aralık 2010 Dolmabahçe protesto gösterisinin kardeş eylemi niteliğindeki Tuzla'daki gösteride polis şiddetine maruz kaldığını söyleyen Miraç Ekrem Efe, sorumluluların yargılanması için verdiği hukuk mücadelesinde mesafe katetti. İstanbul Valiliği, idari soruşturma sonunda Efe'yi darp ettiği iddia edilen iki polis memurunun kimliklerinin tespit edilemediğinden hareketle toplam 23 polis memurunun yargılanmasının önünü açan bir karar aldı. Gelinen bu aşamada savcılığın iddianamesini hazırlayıp, polisler hakkında dava açması bekleniyor.

Miraç Ekrem Efe'ye ne olmuştu

Efe, Tuzla'da gösteri düzenlediği sırada polis tarafından gözaltına alınmış ve bu sırada bir darp eylemine maruz kalmıştı. Ancak polis memurlarının yüzleri kapalı olduğundan ve sicil numaraları görülemediğinden, valiliğin o sırada o çevrede görev alan polis memurları hakkında toplu olarak soruşturma yolunu açtığı anlaşılıyor.

Dolmabaçe soruşturmalarında son durum

Dolmabahçe'de göstericilerle polis arasında yaşananlara ilişkin olarak üç soruşturma yürütülüyor. Soruşturmalardan biri, emniyet amirleri hakkında. Amirlerle ilgili idari soruşturmanın tamamlanıp tamamlanmadığı konusundaki kararı İçişleri Bakanlığı verecek. İkinci soruşturma, polis memurları ile ilgili. Memurlarla ilgili idari soruşturma valiliğin tanımladığı bir çerçevede yürütüldü ve bugünkü durum çıktı ortaya. Üçüncü soruşturma ise protesto gösterisi düzenleyen öğrenciler hakkında.

Protestolar sırasında polisin sert müdahalesi sonrasında iç kanama nedeniyle çocuğunu aldırmak zorunda kalan E.Ö.'nün avukatı Gülizar Tuncerbianet'e bir açıklama yaptı. Savcılığın istediği adli tıp raporunun yakında ellerinde olacağını belirten Tuncer, Taksim İlk Yardım Hastanesi'nde E.Ö.'nün bebeğinin alınmasıyla ilgili olarak ellerinde belgeler olduğunu söyledi.

Avukat Tuncer 4 Aralık 2010'da yaşanan olayda müvekklinin fiziki ve psikolojik mağduriyetini belgeleyen hastane raporlarını da yakında alacaklarını söyledi. Tuncer'in verdiği bilgiye göre, İstanbul Protokolu adlı bir belge uyarınca herkesin resmi soruşturmaya konu olabilecek olaylarda kendi doktorunu seçme, bağımsız kişilerce muayene edilme hakkı da bulunuyor. Bu çerçevede, E.Ö. fiziki arazların tespit edilmesi için İstanbul Üniversitesi'ne, psikolojik travma tespiti için de Çapa hastanesine başvurdu. Savcılık ise, soruşturmayı  açmak için adli tıp raporunu bekliyor. (TD/ŞA)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN