Orijinal Demokrasiyi savunan Radikalde ne gazetecilerin işten çıkarılmalarını protestosu, ne Gazeteciler Sendikasının kuruluş yıldönümü, ne TGCnin basın özgürlüğü ödülünü Dink, Zarakolu, Çaylıgile, kurumsal ödülü de sendikaya verişi haber oldu.
1. Gazeteciler başta Radikal olmak üzere, son dönemde yoğunlaşan medya işverenlerinin gazetecileri işten çıkarmasını, protesto ettiler.
2. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) 55. kuruluş yıldönümünü kutladı.
3. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Basın Özgürlüğü Ödülü'nü bu yıl 301. maddeden mağdur olan tüm gazeteciler adına Hrant Dink, Ragıp Zarakolu ve avukat Gülçin Çaylıgil'e, kurumsal ödülüyse, "gazetecilerin ekonomik, sosyal ve sendikal haklarının sağlanması yolunda yaptığı çalışmalar dolayısıyla" TGS'ye vereceğini duyurdu.
Yaygın medyada hiçbir yayında görülmeyen haberse şuydu: Radikal yönetimi, yazı işlerinde tam zamanlı çalışan gazeteciler, köşe yazarlar, toplam 41 kişinin işine 28 Haziran'da son vermişti.
Unutmadan, Sabah ve atv'de sendikalı gazetecilerin çoğunluğu sağlayıp toplu iş sözleşmesi için başvuru yapması da haber olmadı yaygın medyada.
Demokrasiyi savunmak görevse...
Radikal Yayın Yönetmeni İsmet Berkan bu haberlerin hiçbirinin yer almadığı gazetedeki 10 Temmuz tarihli köşe yazısında, "orijinal demokrasi" reklamını överken şunları yazıyordu:
"Gazete olarak ve gazeteciler olarak, demokrasi içinde kalmak ve demokrasiye hizmet etmekle görevli olduğumuzu düşünüyoruz."
Doğru. Ama doğru mu?
1. Kapitalizm ne kadar görünmez kılmaya çalışsa da, demokrasi dediğiniz şeyin temel bileşenlerinden biri emek hakları, emeğin özgürleşmesidir. Gazetecinin ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, yalnızca medya kuruluşlarının devlet baskısından bağımsızlaşmasına değil, gazetecinin de medya sermayesinden bağımsızlaşmasına bağlıdır.
2. Gazeteci başkalarının özgürlüklerini ve haklarını, demokrasiyi savunabilmek için öncelikle kendi özgür, haklarını kullanabilir olmak zorunda. Uluslararası Gazeteciler Federasyonu'nun (FIJ) "İnsan Hakları Haberciliği" el kitabının giriş metninde şu yazar:
"Gazeteciler başkalarının haklarını savunabilmek için kendi haklarını savunabilir olmak zorundadır. Bu yüzden gazetecilere kendi sosyal ve çalışma haklarını sağlayabilecek güçlü sendikaları savunuyoruz."
Yani, demokrasiyi savunmak gazetecinin göreviyse, emek haklarını -kendi hakları da dahil olmak üzere- savunmak da gazetecinin görevi.
Demek, Radikal'in "orijinal demokrasi"si, gazetecinin emek haklarına ya da tersinden söyleyelim, sermayenin dur dediği yere kadar. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN