Ankara'daki emek mitinginde yükselen genel grev çağrılarını değerlendiren Yrd. Doç. Dr. Çalışkan, işçi direnişlerinin bir genel greve dönüşmesi için ekonomik ve psikolojik koşulların var olduğunu, bunun için TÜRK-İŞ'in ikna olması gerektiğini söyledi.
TEKEL işçilerinin direnişine destek veren yaklaşık 40 bin kişinin katıldığı mitingi değerlendiren Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Koray Çalışkan, emek mücadelesinin ve sosyalistlerin önünde yeni fırsatlar olduğunu söyledi.
bianet'in görüştüğü Çalışkan, mitingde işçilerin dile getirdiği genel grev teklifi için "Genel grev Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) geri adım atması için gerekli. Bu AKP'yi çok korkutur. Çünkü sosyal hareket denen şeyi bilmiyorlar. Bir sosyal hareket geçmişleri, kültürel sermayeleri yok" dedi.
Çalışkan'ın bulan işçi direnişleriyle, sendikaların ve sosyalistlerin önündeki fırsatlarla ilgili bazı saptama ve değerlendirmeleri şöyle.
Grevin örgütlenmesi TÜRK-İŞ'teki lokomotif sendikalara bağlı: Genel grev TÜRK-İŞ korkmazsa örgütlenebilir. Konfederasyonun içinde, daha önce Taksim'de 1 Mayıs kutlamaları için de ısrarlı olan 10-11 sendika Başkanlar Kurulu'nda diğer sendikaları da ikna edebilir.
Hükümet sönmesini bekliyor: Hükümet "Nereye kadar götürecekler" diye bakıyor. İşçilerin ve kamuoyunun "sıkılmasını" bekliyor. Daha sonra polisi üzerlerine sürecekler. Bu süreç genel greve ulaşmazsa, saldırı büyüyecek.
Genel grev koşulları var: Böyle bir durum, daha fazla iş kaybına neden olacaktır. İnsanlar işlerini korumak için genel greve gitmek zorunda. Kamuda da durum benzer. Avrupa'nın en çok çalışan, en az para alan kamu emekçileri Türkiye'de. İnsanlar "Benden daha kötü durumdakiler var, işimi kaybetmemeliyim" diyerek koşullara razı olabiliyor. Ama artık senden daha kötüsü yok, sen o noktadasın; demek ki genel grev için koşullar uygun. AKP ciddi bir yoksulluk yarattı. Kredi kartları borçlarını düşünün. Borç yükünden dolayı, toplumda huzur kalmadı.
Yeni durum: TEKEL işçilerinin çoğu, muhafazakar, milliyetçi geçmişten geliyor. TÜRK İŞ'te örgütlü, AKP'ye oy vermiş insanlar. Şimdi, AKP'nin gerçek yüzünü görmekle kalmayıp neoliberal politikaların sonuçlarını çevreye anlatabilecek haldeler. Mesele çalışma şartları olduğunda, başkaldırdıklarında, yanlarında solcuları, sendikacıları, sosyalistleri görüyorlar. Bu direniş sürebiliyor, çünkü insanlar yüzde 18 işsizlik varken, iş bulma şansları yokken, emeklerine ihtiyaç olmasına rağmen işlerini kaybedecek.
AKP sarsılır, işçiler farklı örgütlenmeye gider, demek için erken. Ama DESA'dan TEKEL'e kadar, insanlar yaşadıkları sorunun neoliberal düzen olduğunu görmeye başladı.
Direnenlerle direndikleri yerlerde örgütlenmek gerek: Burada solcular için iki çıkarım var.
1. Asgari müşterekte, talepleri basitçe anlatabilmek gerekiyor: Herkese iş/toprak ve yaşanabilecek bir gelir. Burada birleşirseniz geriye çok şey kalmıyor zaten. Sosyalistlerin bu asgari müştereklerde bir araya gelebilmesi çok şeyi değiştirir. Çıkmazı çözmek için insanların çıkarları üzerinden siyaset yapmak gerekiyor.
2. Direnen insanlarla örgütlenmek gerek. En az 60 işçi grubu, soğukta titreyerek direnişte. Direnenlerle direndikleri yerlerde örgütlenmek, örgütlü oldukları sendikaları ve demokratik kitle örgütlerini güçlendirmek gerek. (TK)
tekel işçileri , Grev , emek hareketi , genel grev , AKP

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN