Eğitim-Sen, önümüzdeki öğrenim yılında tüm ülkede uygulanmaya başlanacak yeni ilköğretim müfredatının katılımcı bir şekilde hazırlanmadığını, kültürel farklılıkları gözönüne almadığını söyledi; kadrolu istihdamın ortadan kalkacağını belirtti.
Sendika, önümüzdeki eğitim yılında tüm ülkede uygulamaya geçecek müfredatta kadın-erkek eşitliği, Türkiye'de farklı dil ve kültürlerin mevcudiyeti, ve "ezilenlerin gereksinimleri"nin dikkatte alınmadığını belirtti.
Yeni müfredata göre hazırlanan ders kitaplarının katılımcı bir şekilde hazırlanmadığını belirten sendika "Müfredattaki ders konuları, Avrupa ülkelerinde okutulan ders konularından kopya edilmiştir. Yeni müfredat, iddia edildiğinin aksine, özgün değildir" dedi.
Eğitim-Sen'in başlıca eleştirileri şunlar:
* Yeni ilköğretim müfredatı, neo-liberalizm ve küreselleşmenin müfredatıdır. Bu birey modeli, toplumsal değil, bireyci değerlere göre şekillenecektir.
* Yeni müfredat, daha çok, fiziksel donanımı, eğitim materyalleri, öğretmen kadrosu ve yeterliliği, öğrenci profili genelin üzerinde olan okullar için hazırlanmış gibi görünmektedir. Oysa, Türkiye'nin çoğu köy, kasaba ve gecekondu okulları, en temel hizmet ve gereksinimlerinden bile yoksundur.
* Yeni ilköğretim müfredatının birleştirilmiş sınıflarda nasıl uygulanacağı belirsizdir.
* Yeni ilköğretim müfredatı, teknolojik fetişizmi güçlendirecektir. Microsoft, eski teknoloji ürünü yazılımlarını ve de bilgisayarları Türkiye'ye devlet eliyle pazarlayacak. Oysa, sorun ve çözüm, teknolojide değil, eğitim için gerekli olan araç ve gereçleri etkin/eşit ve yerinde kullanmadadır.
* Yeni ilköğretim müfredatının belirlenmesi ve düzenlenmesinde ne öğrencilerin ne de velilerin katılımı söz konusudur.
* Yeni ilköğretim müfredatında yer verilen çok sayıda amaç, beceri ve performans, öğrencilere fazla yüklenilmesine, onların zaman, mekan ve bilgi bakımından "sıkıştırılması"na yol açacaktır.
* Yeni müfredat, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin performanslarını değerlendirirken, öğretmenleri hem kendi içlerinde hiyerarşik bir sıralamaya tabi tutacak ve öğretmenlerin emeklerini performans çerçevesinde belirleyip ücretlendirme de buna göre yapılacaktır.
* Performans değerlendirmesi, her iş kolunda olduğu gibi eğitim ve bilim iş kolunda da sözleşmeli uygulamaya neden olacak ve kadrolu istihdamı ortadan kaldıracaktır.(EÜ)
* Eğitim-Sen'in yeni müfredatla ilgili eleştirilerinin tam metnine ulaşmak için buraya tıklayınız.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN