Mülkiyet ve sermayeye ilişkin kapsamlı bir toplumsal devrimin Mısır'da gerçekleşip gerçekleşmeyeceği henüz bir muamma olsa da -böyle olaylar tarihte sayılıdır-, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve anayasal güvencelerin kazanılması gibi başarıları hiçbir şekilde küçümsemiyorum.
Hüsnü Mübarek Mısırlıların kalkışmasının ardından ortalıktan çekildi. Ülke şimdi askerlerden oluşan bir konseyce yönetiliyor. Sonbaharda yapılacak seçimlerle sivil bir yönetime geçiş yapmak istediklerini söylüyorlar.
Peki devrimi yapan insanlar ne istiyor? Ben bu hareketin özünde bir emek hareketi olduğunu düşünüyorum. Sokağa çıkan kitlelerin bir köktendinci diktatörlük istedikleri iddiası saçma. Mısırlılar dindar ama protestoların ana sözcükleri seküler talepler oldu: Parlamento, seçimler, halk, ordu, vatan...
"25 Ocak" hareketinin açıkladığı talepler de bu tespitle örtüşüyor:
* İnsan haklarına anayasal güvenceyi askıya alan olağanüstü halin kaldırılması
* Tüm siyasi mahkumların derhal serbest bırakılması
* Federal parlamentonun ve yerel meclislerin dağıtılması
* Varolan anayasanın rafa kaldırılması
* Geçiş dönemi için kolektif bir konseyin kurulması
* Ülkedeki akımları kapsayan ve özgür ve adil seçimleri gözetecek bir geçici hükümetin oluşturulması
* Daha sonra referanduma sunulmak üzere eski demokratik anayasaları kerteriz alacak yeni ve demokratik bir anayasa taslağını hazırlayacak bir çalışma grubu kurulması
* Sivil, demokratik ve barışçıl temelde çalışacak siyasi partilerin kurulmasının önündeki tüm engellerin kaldırılması
* Medya özgürlüğü
* İzin almaksızın sendika ve sivil toplum örgütü kurulabilmesi
* Tüm askeri mahkemelerin kaldırılması ve sivillerle ilgili kararlarının yok sayılması
Bu talepler genel hatlarıyla Avrupa'daki insan hakları hukukuyla uyumludur. Ordu prensipte olağanüstü halin kaldırılması kabul etmiş görünüyor ve bu talep Obama yönetimince de destekleniyor. Seçim öncesinde anayasa taslağını hazırlanması gibi talepler ütopik görünüyor. Askeri mahkeme kararlarının kaldırılması bazı İslami Cihad militanlarının serbest kalması anlamına gelebilir. Gerçi son iki buçuk haftada pek çok mahkum cezaevlerinden kaçtığı için bu konu çok tartışmaya yol açmayabilir.
Mısır'ın geleceğine dair üç senaryodan bahsedilebilir.
1. Mübarek'in etrafında oluşan memur ve iş insanı eliti onun kurduğu iktidarı aşağı yukarı devam ettirebilir ve devam edecek protestolar güç kullanılarak bastırılır.
2. Yeni yapılacak seçimlerde Mübarek'in takipçileri organizasyon deneyimlerini ve sermaye birikimlerini kullanarak temel kurumları elde tutabilir.
3. Gerçek bir sosyal ve siyasi devrim gerçekleşir ve ciddi miktarda refah ve iktidar yeni aktörlere geçebilir.
Mülkiyet ve sermayeye ilişkin kapsamlı bir toplumsal devrimin Mısır'da gerçekleşip gerçekleşmeyeceği henüz bir muamma olsa da -böyle olaylar tarihte sayılıdır-, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve anayasal güvencelerin kazanılması gibi başarıları hiçbir şekilde küçümsemiyorum.
Cuma günü protestocuların açıkladığı talepler, özellikle de ifade ve örgütlenme özgürlüğüyle ilgili olanlar kısmen de olsa karşılansa, Mısır çok daha farklı ve demokratik bir ülke olur. Dahası, Mısır Arap dünyasında fikri öncülüğü üstlendiği için bu örnek bölgede, hatta İran'da özgürlüklerin genişlemesine ön ayak olabilir. (JC/EÜ)
____________________________________________________________________________
* Michigan Üniversitesi'nde Ortadoğu ve Güney Asya uzmanı olan Juan Cole'un ZNet'te yayınlanan yorumunu kısaltarak Türkçeleştirdik.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN