BM Raportörü Rolnik’e on milyonlarca göçmen işçinin karşı karşıya kaldığı yetersiz ve kötü barınma koşullarının nedeninin ayrımcılık olduğunu söyledi; “Göçmenlik bir güvenlik meselesi olarak değil, insan hakları perspektifiyle ele alınmalı” dedi. Göç alan ülkelerden hiçbiri göçmen işçilerle ilgili sözleşmeyi onaylamadı.
Birleşmiş Milletler'in (BM) barınma hakkı özel raportörü Raquel Rolnik "bugün dünyadaki 200 milyon uluslararası göçmenin çoğunluğu barınma haklarından faydalanamıyor" dedi.
Göçmenlerin çoğunluğunun şehir içinde ya da varoşlarında, kamu hizmetlerinden yoksun, plansız yerleşim birimlerinde yaşadığını belirten Rolnik "çünkü sosyal konutlardan yararlanmaları imkansız; alıcı veya kiracı olmak istediklerindeyse özel sektörde ayrımcılığa uğruyorlar" diye konuştu.
"Hükümetler, göçmenlerin adil barınma haklarını garanti altına alan insan hakları yasalarına rağmen, göçmenliği insan hakları perspektifiyle ele almak yerine, yasa uygulayıcıları tarafından ele alınması gereken bir güvenlik meselesi olarak görüyor."
22 Ekim'de New York'ta gerçekleşen basın toplantısında konuşan Rolnik yaptığı geziler, çalışmalar ve araştırmalar sonucunda suyu ve elektriği olmayan metal konteynırlarda uyuyan göçmen işçilere, banyo, mutfak veya tuvaletlerde uyumaya zorlanan ve sıklıkla cinsel tacize, şiddete ve zorunlu kapatılmaya maruz kalan kadınlara rastladığını söyledi.
"Devletlerin savunmasız grupları korumamak için hiçbir gerekçesi yok" diyen Rolnik, göçmen işçilerin aynı zamanda kentsel dönüşüm programları adı altında zorunlu yerinden edilmelerin de mağduru olmaları hakkında endişelerini dile getirdi; "Birçok Avrupa ülkesinde kayıtsız gezginlerin ve Romanların yerlerinden edilmeleri, binlerce kişinin evsiz kalmasına neden oldu" diye ekledi.
Çözüm olarak Rolnik, devletlerin "barınma sorunlarının her birini gözeten özel politikalar benimsemeyi müzakere etmesini" önerdi.
Petrol zengini Körfez ülkelerindeki yeni şehirlerin inşaatlarında çalışan göçmen işçilerle ilgili bir soruya da Rolnik "Eğer oraları ziyaret ederseniz, önce yeni kurulmuş modaya uygun şehirlerin inanılmaz görüntüsünü, ardından göçmen işçilerin yaşadıkları mahalleye giderek ayrımcılığın apaçık bir resmini görebilirsiniz" diye yanıt verdi.
Göçmen İşçiler ve Ailelerinin Haklarını Koruma Komitesi'nin başkanlığı yapan Abdelhamid El Jamri de toplantıda konuşarak, 1 Temmuz 2003'te yasalaştırılan Bütün Göçmen İşçilerin ve Aile Üyelerinin Haklarını Korumaya Dair Uluslararası Sözleşme'nin 43 devlet tarafından onaylandığını; fakat göç alan ülkelerden hiçbirinin henüz sözleşmeyi onaylamamış olduğunu belirtti. (EÇ/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN