TCK Kadın Platformu “AİHM’in kararı Türkiye’de gerçekleştirilen tüm yasal reformların, kadın-erkek eşitliğinin gerçekleşmesinde yetersiz kaldığını ortaya koyuyor” dedi.
Türk Ceza Kanunu (TCK) Kadın Platformu bugün, Taksim Square Otel'de yaptığı basın açıklamasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Nahide Opuz'un aile içi şiddet şikayeti hakkında Türkiye'yi cezalandırdığı kararını değerlendirdi.
Toplantıya TCK Kadın Platformundan Pınar İlkkaracan, Hülya Gülbahar ve Canan Arın katıldı.
Kadınlar, AİHM'in Türkiye'nin hem aile içi şiddeti hem de kadına karşı ayrımcılığı önlemekte son derece yetersiz kaldığı ve bu nedenle ceza aldığı bu kararın Türkiye aleyhine son karar olması için tüm yetkililere, siyasi partileri, tüm hükümet dışı kuruluşları fiili kadın erkek eşitliğini sağlamak adına göreve çağırdılar.
"Biz yıllardır söylüyorduk, sonunda AİHM de söyledi" denilen toplantıda AİHM kararıyla ortaya konulanlar sıralandı:
"Türkiye'de yıllardır, kadına yönelik şiddetin cezasız kaldığı, bu suçu işleyenlerin neredeyse dokunulmazlık altında olduğu, şiddet mağdurlarının korunması konusunda devletin ve yetkililerin kayıtsız kaldığı, Türkiye'de kadına karşı ayrımcı pasif yasal sistemin kadına karşı şiddeti besleyici bir ortam oluşturduğu."
Avrupa Konseyi üyesi 47 ülke için emsal olduğu söylenilen kararın ne içerdiğine dair Arın, Gülbahar ve İlkkaracan'ın açıklamaları şöyle oldu:
"Uluslar arası hukuk prensibi 'gereken özen' sorumluluğu nedeniyle şikayet olsun, olmasın, tüm kadınları şiddetten korumak bu konudaki suçluları yasal kovuşturma ve cezalandırmasını sağlamak, şiddet mağduru kadınlara psikolojik, hukuki, tıbbi vs. gerekli her türlü yardımı ve mağduriyetlerini giderecek önlemleri ve maddi manevi tazminatları sağlamak devletin asli görevidir."
"Türkiye'de gerçekleştirilen tüm yasal reformlar, kadın-erkek eşitliğinin gerçekleşmesinde yetersiz kalmıştır. Türkiye'de siyasi irade, fiilen kadın-erkek eşitliğini sağlamakta isteksiz, kararsız ve duyarsız bir görünüm sergilemektedir. Bu da yasalardaki olumlu düzenlemelerin uygulamaya geçmesini çoğu kez kamu görevlilerinin keyfi uygulamalarına bırakılmasına neden olmaktadır."
Diyarbakır'da birçok kez eşinin saldırılarıyla karşı karşıya kalan, bu saldırıların sonunda annesini kaybeden Opuz 2002'de AİHM'e başvurmuştu. Mahkeme, Türkiye'nin şiddet gören bir kadını, savcılığa başvurduğu halde, kocasından koruyamayarak ayrımcılık yaptığına hükmetti. Opuz'a 36 bin 500 Euro ödemesine karar verildi.
İlkkaracan, Gülbahar ve Arın bu kararın ardından hükümetin kadınların, her alanda eşit bireyler olmasını sağlamak için seferber olması gerektiğini savundu. (EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN